fıkraoku.com

ANA SAYFA > Fıkra Türü Hakkında Bilgiler Düşündürücü Olarak Fıkralar

Düşündürücü Olarak Fıkralar

Nükteli söz söyleme esasına dayanan fıkralarda, birkaç sayfada anlatılabilecek durumlar az sözle ve muhatabı incitmeden kibarca uyarma yoluyla aktarılır. Kısaca bu üslup, söz iskeletini mana incileriyle süsleyerek muhataba sunmaktır ki bu da keskin bir idrak ve anlayışı beraberinde getirir (Aslan, 2008: 293; Artun, 2007: 145-159).
Güldürürken düşündürme özelliği ile düşünme becerisinin ön plana çıkarıldığı bu türde, gülme eylemi, düşünme yetisi ile iç içe geçmiş bir yapıdadır. Bu yapılanma her iki özelliğin de birlikte var olması ile mümkün olur ki biri olmadan diğerinin olması durumunda fıkra türünün varlığından söz etmek mümkün değildir (Tural, 1993: 119).
Gülme eyleminin ardındaki gerçeğinin ortaya konulması fıkralarda düşünme ve gülme eylemleri arasındaki ilişkinin anlaşılmasına katkı sağlayacaktır. Bu konuda Gülme adlı eserinde, H. Bergson komik ile gülme arasındaki farkı şu şekilde belirtir:


Komik olan şey, insanları grup halinde toplanarak bütün dikkatlerini, duygularını susturup sadece zekâlarını işletmek suretiyle, aralarından birisi üzerinde toplamalarından doğmaktadır. Görülmektedir ki, gülme zekâ, ağlama ise duygu merkezlidir. Komik zekâya, sırf zekâya hitap eder. Komiğin olanca tesirini göstermesi için kalbin bir müddet duymaz olması lazımdır. Nükteli ile komik’i birbirinden ayırmak lazım gelir. Komik söz, bizi söyleyene güldüren sözdür; nükteli söz ise, üçüncü bir şahsa veya kendimizi güldürür. Nükte, ancak dikkat edildiğinde anlaşılan ince söz ve mana, yani bir söz ve ibareden hususî bir dikkatle çıkarılan gizli mana demektir. Nükteli adam, söylediği ve yaptığı şeyin arkasında görünür; nüktelerine yalnız zekâsını verir, kendini vermez. Nüktedân, orta malı gibi bir fikri tersine çevirerek yahut bir fikrin kabul edilmiş bir ifadesini kullanarak bir fıkrayı, bir darb-ı meseli gülünç bir şekle sokarak hitap eder (Bergson, 1989: 73).


Gülme eylemini “bir nevi içtimai jest” olarak gören Bergson, toplumsala olan vurgusu ile onu faydalı bulur ve gerekliliğini vurgular (Bergson, 1989: 24). Gülme eylemi ve düşünce arasındaki bu ilişki aslında keskin bir anlayışın varlığına işaret eder ki fıkralardaki bu nükteli mana da ancak düşünüldüğünde kavranır. Mizahî unsurlar ve sezdirme yoluyla verilen mesajlarla kişilerin gülerken düşünmesi sağlanır. Hilmi Yavuz’un “mizah” kelimesinin Türkçede “gülen düşünce” diye kullanılmasını teklif eder ve mizahı bir gülme biçimi değil, “gülerek düşünme” biçimi olarak tanımlar (Yavuz, 2002: 16). Bu tanımlamada fıkranın ana unsurlarından biri olan düşüncenin önemine işaret eder.


Temizkan’ın Nasreddin Hoca fıkralarının yaratıcı düşünme becerisinin gelişiminde etkisinin araştırıldığı çalışmasında, fıkraların düşünme becerisinin gelişimine etkisi üzerinde durulmuştur. Çünkü fıkralarda, yaşanılan sorunlara dair alışılmışın dışında çözüm önerileri sunulması, yaratıcı düşünme becerisinin varlığını göstermektedir. Bunun yanı sıra olaylara farklı bakış açıları getirerek eleştirel düşünme becerisinin gelişimine de katkı sağlarken, bilinenin dışına çıkarak olaylara farklı bir yönlerden bakmayı sağlar. Böylece kendini başkasının yerine koyarak olayları başkasının gözünden görme yoluyla da empatik düşünme becerisinin gelişimini sağlar (Temizkan, 2011: 202-211).


Bu işlevlerinin yanı sıra var olan bir durumu başka bir duruma transfer etme becerisi olarak adlandırılan analojik düşünme becerisinin gelişimine de katkı sağlayan fıkralar, zihinde faklı bağlar oluşturarak bilginin yeni alanlara transfer edilmesini de sağlar (Özden, 2005, 179).
Çocukların okula başlamasıyla birlikte sözlü olarak öğrendiği dilin yerini artık sistemli bir dil öğrenim süreci alır. Bu süreçte çocuktaki dil gelişimiyle birlikte kelime sayısının artması, algı düzeylerinin gelişimine de katkı sağlar. Çocuklardaki soyut düşüncenin gelişimi ise orta öğretimde başlar. Analiz-sentez ve mecaz ifadelerin kavranmasını kapsayan bu süreçte fıkralar sundukları tez ve antitezlerle öğrencilerde soyut düşünme becerisinin gelişiminde de olumlu bir etki oluşturur (Yeşilyaprak ve diğerleri, 2002: 83).

Neslihan Karakuş / Yasemin Baki

fıkraoku.com ekledi, 315 kez okundu.

Fıkralar Hakkında Bilgi

Sonraki Yazı:
Kültür Aktarıcısı Olarak Fıkralar

Önceki Yazı:
Öğretici Olarak Fıkralar

SON EKLENEN FIKRALAR:

Daktilo

DaktiloTemel aldığı bir daktiloyu bozuk diye geri götürdü. Satıcı;
- Neresi bozuk, dün aldığında sağlamdı.
Temel:
- İki tane "a" yok, saat yazamıyorum.

 

fıkraoku.com ekledi, 325 kez okundu.

Kısa Fıkralar

Meclis Kapısı

Meclis KapısıMecliste odalardan birisinin kapısı bozulmuş. Kapının tamir olması için marangoz çağırmak gerek. Gelenek olarak iki marangoz çağırmışlar ihaleyi açıyorlar. Konu ile ilgilenen milletvekili gelen birinci marangoza sormuş:
- Bu kapıyı kaça yaparsın?
- 500 liraya yaparım. Milletvekili ikinci marangoza dönmüş:
- Sen kaça yaparsın?
- 2500 liraya yaparım, demiş ikinci marangoz. Vekil şaşırmış. ---- Nasıl yani! Bu nasıl 500 liraya yapıyor da sen 2500 lira diyorsun?
- Sayın vekilim, 1000 lira ben alacağım, 1000 lira siz alacaksınız. 500 lira da buna vereceğiz, kapıyı yaptıracağız.
İşi tabii ki ikinci marangoz almış.

 

fıkraoku.com ekledi, 194 kez okundu.

Politik Fıkralar

Neden Yapılıyor?

Bir kadın Karadeniz'de bir restorana girmiş. Laz böreği istemiş. Garson da getirmiş. Kadın garsona sormuş;
- Neden yapılıyor bu börek? Garson da;
- Neden yapılmasın, herkes seviyor, demiş.

 

Gls ekledi, 168 kez okundu.

Karadeniz Fıkraları

Korkulu Rüya

Küçük Temel, ayakkabılarını çıkarmadan yatağa girmiş. Annesi
- Neden pabuçlarını çıkarmadan yatağa girdin uşağım?
- Dün gece korkulu rüya gördüm daa.
- Nasi rüya
- Ayaklarum çıplak iken kırık camlarda yürüyordum. Bu gün de aynu rüyayı gorürsem ayaklarum kanamasun diye giydim.

 

Alev ekledi, 321 kez okundu.

Temel Fıkraları