fıkraoku.com

ANA SAYFA > Kayserili Fıkraları

Kayserili Fıkraları

Kayseri'nin Mahallesi

Bölük komutanı Ali okulunu denetliyordu. Hasan'a sordu:
- Oğlum, dünya kaç parçadır?
- Beş parçadır komutanım.
- Say bakalım.
- Avrupa, Asya, Amasya, Tosya, Okyanusya.
- Sen nerelisin?
- Kayseriliyim, komutanım.
- Su haritada Kayseri'yi göster bakalım.
Hasan Kastamonu'yu işaret edince:
- Oğlum, orası Kastamonu.
- Kayseri'nin bir mahallesi sayılır, komutanım, der.

 

Kayserili ekledi, 288 kez okundu.

Topal Eşek

Topal EşekYahudi'nin biri, pazara, topal eşeği satmak için götürür, fakat alıcıyı kandırmak için eşeğin tırnağına çivi çakar, eşeğe bir Kayserili müşteri çıkar. Kayserili ayaktaki çiviyi görür, içinden "çiviyi çıkarırım düzelir" diye düşünür, eşeği alır.
Yahudi ertesi gün sağda solda övünür.
- Siz Kayserililer akıllıyız diye övünürsünüz, çiviyi çaktım anadan doğma sakat eşeği sattım der.
Duyanlar bunu Kayseriliye anlatırlar.
Kayserili elini dizine vurur:
- Tüh yahu, verdiğim para sahte olmasaydı bayağı kazıklanmıştım.

 

fıkraoku.com ekledi, 414 kez okundu.

Kayserilinin Duası

Kayseriliyle Temel bir gün bir camide dua ederler Temel;

- Allah'ım bana hanlar, hamamlar çok para nasip et diye dua etmektedir yan tarafta dua eden Kayserili;

- Allah'ım Temele çok para ver diyerek ellerini açarak göz yaşları içinde dua etmektedir bu sırada yanlarında duran biri Kayseriliye sorar:

- Neden kendin için istemiyorsun arkadaşını bu kadar çok mu seviyorsun.

Kayserili cevap verir;

- Temelin duası kabul olur. Allah Temel'e versin ki ben o parayı altından girer üstünden çıkar bir şekilde alırım.

 

fıkraoku.com ekledi, 333 kez okundu.

Bir Avuç Leblebi

Kayserili bir çocuk annesiyle kuru yemişçinin önünden geçerken çocuk:

- "Leblebi istiyorum" diye annesine söyler.

Bunu işiten kuru yemişçi çocuğa:
- "Oradan bir avuç alabilirsin evladım" der.

Çocuk:

- "Hayır! Sen verirsen alırım" der.

Kuruyemişçi çocuğa bir avuç leblebi verir ve sonra sorar:

- "Neden kendin almadın da benim vermemi istedin."

Çocuk da:

- "Senin avucun daha büyük de ondan" der.

 

fıkraoku.com ekledi, 519 kez okundu.

Kayserili İle Yahudi

Gezgin bir Yahudi'nin yolu Kayseri'ye düşer.

Yahudi her gittiği şehirde bir şekilde ticaret yapar ve para kazanır yoluna devam edermiş, burada da bir iş yapmak istemiş.

Yürürken düşünüyormuş ne yapabilirim derken bir bakmış dilenci kaldırımda oturmuş dileniyor. Önündeki tası görmüş, tas antika, kafayı takmış ona ileriden dönmüş adamla laflamaya başlamış, derken,

Yahudi:

- Ben hayvanları çok severim bana bu tastan süt içen kediyi satar mısın? demiş.

Adam da:

- Neden olmasın satarım, demiş.

Yahudi sormuş:

-“Kaç lira istiyorsun” demiş.

Dilenci:

- 500 lira istiyorum, demiş.

Yahudi:

- Yuh! Bu kedi o kadar etmez ki, demiş.

Dilenci:

- İşine gelirse, demiş.

Yahudi düşünmüş hesap yapmış:

"Ben bu tası 500 liraya alırım 750 liraya satarım" diye düşünür ve tekrar dilencinin yanına giderek
- Ver bakalım kediyi, der.

500 lirayı sayar verir ve kediyi alır gider.

1 gün sonra tekrar gelir bakar dilenci orada oturuyor, kediyle yanına giderek:

- Arkadaşım bu kedi dünden bu yana hiç bir şey yemedi herhalde alıştı bu kaptan süt içmeye.

Dilenci der ki:

- Ne yapabilirim?

Yahudi:

- Şu önündeki tası versene bana, demiş

Dilenci:

- Neden, demiş.

Yahudi:

- Kedi bir şey yemiyor, alışmış. Ver de yemeğini onda yesin.

Dilenci:

- 500 lira ver vereyim demiş.

Yahudi:

- Ya bu tas o kadar etmez ki, demiş. Düşünmüş tas 750 lira ikisinin toplamı 1000 lira demiş sonra al o zaman kedini, ver paramı demiş.”

Dilenci:

- Veremem, demiş.

Yahudi:

- Neden, diye sormuş.

Dilenci:

- Ben tasın sayesinde günde 10 tane kedi satıyorum, demiş.

Yahudi bir daha Kayseri'nin yakınından bile geçmemiş.

 

fıkraoku.com ekledi, 291 kez okundu.

Eşeği Böyle Boyarlar

Kayseri'ye bir banka müfettişi gelmiş, zamanının en iyi oteli olan
Zümrüt Palasta yatmış. Sabah teftiş edeceği bankaya gitmeden önce kapıdaki boyacı çocuğa ayakkabılarını boyatmaya karar vermiş. Bir taraftan da çocukla muhabbete başlamışlar:

- Siz eşeği boyar da satarmışsınız, doğru mu?

- Doğru.

- Nasıl oluyor bu?

Çocuk elindeki fırçaları çaprazlama çalımla ayakkabılar üzerinde sallarken
ahan da boyuyoh ya! İşte böyle...

 

Rümeysa ekledi, 239 kez okundu.

Kayseriliden Ölüm İlanı

Kayserilinin eşi vefat etmiş. Gitmiş bir gazeteye, ilan vermek istediğini söylemiş. Görevli:

– Buyurun ilan nedir acaba? demiş.

- Ayşe'yi kaybettim üzgünüm, demiş Kayserili. Görevli:

– 6 kelime hakkınız var, ilan biraz kısa oldu isterseniz uzatabilirsiniz demiş. Kayserili:

–“Aynı paraya mı?” Görevli:

–“Evet aynı fiyata” Kayserili:

–“O zaman şunları ekle, satılık Toyota var”

 

fıkraoku.com ekledi, 241 kez okundu.

En İyi Yalan

Padişahın biri,
- Bana yalan söyleyebilene bir küp dolusu altın vereceğim, demiş.
Yalancılar, hemen saraya koşuşturup başlamışlar yalana;
- Bir kuş, aslanı kapıp yuvasına götürdü.
- Bunun neresi yalan?
Kuş kartaldır, Arslan da kuzu kadar minik bir yavru.
Kaptı mı götürür tabii!
- Komşu ülkede bir eşeği kral yaptılar!
- Ülkenin kralı, pencereden bakınırken tacını düşürmüş. Taç da pencerenin altındaki eşeğin başına geçmiş. Taç kimin kafasındaysa, kral odur tabii!
- Padişahım, ben gökyüzüne bir ok attım. Altı ay sonra geri döndü!
- Senin ok bir ağacın üstüne düşmüştür. Ağaç, sonbaharda yapraklarını dökünce, takılacak yer bulamayıp yere inmiştir.
Böylece padişah, her yalana gerçek bir bahane bulmuş ve kimse padişaha bu yalandır dedirtememiş.
Ama bir gün bir Kayserili gelmiş;
- Padişahım, sen benim babamdan borç olarak bir küp dolusu altın almıştın. Şimdi geri almaya geldim. Yalandır dersen ödülümü ver. Yalan değil dersen borcunu öde!

 

fıkraoku.com ekledi, 84 kez okundu.

Kayserili Yüzü

Kayserili tıraş olacaktı. Berber "buyurun" deyip döner koltuğu gösterince koltuğu cevirdi, sırtı aynaya gelecek şekilde oturdu. Berber şaşırdı:

- Beyefendi, neden ters oturdunuz?

Kayserili, telaşsız:

- Sabah sabah, dedi, Gayserili yüzü görmek istemem de...

 

ÖZGÜR ekledi, 370 kez okundu.

Bir Fıkra Ekleyin

Fıkra Başlığı

Fıkra

Ekleyen:

Kayserili Fıkraları Kategorisinde Toplam 28 Fıkra Kayıtlı.