Erzurum'un bir köyünde herkese lakap takan, dolma nene diye yaşlı kadın varmış.
Köye gelen gelinlerin hepsinde bir noksanlık bulur onları o isimle çağırırmış.
Örnek; Kambur Emine, Pamuk Hatçe gibi.
Köyün ağası oğlunu evlendirip köye yeni bir gelin getirecekmiş.
Dolma neneyi davet etmiş yedirip içirdikten sonra demiş ki;
- Bak dolma nene, sakın bizim geline ad takmıyasan, lakap takmıyasan.
Dolma nene;
- Yoo viş oğul! Ele şey olur mi ben heç, bir gusur bulmam, demiş ve ayrılmış.
Ağa düğünü yapmış gelini getirmiş dolma neneyi çağırmış.
- Dolma nene nasıl gelin? Demiş, dolma nene;
- Oğul ben gelini eyi buldum, gözel buldum, amma aşşaği mehlenin garilari at suratli demeseler bari.
fıkraoku.com ekledi,
Bektaşinin birini Ramazanda içki içtiği için yaka paça kadıya götürürler. Çakırkeyif Bektaşiyi görür görmez kadı:
- Behey kafir! Bu yaşta hala içiyorsun bu zıkkımı. Utanmıyor musun? Bilmiyor musun haram olduğunu?" Diye çıkışınca, Bektaşi;
- Sırtınızdaki ipek kaftan da haramdır, diye karşılık verir. Kadı:
- Bunun içine pamuk katarlar, deyince, Bektaşi:
- Dünyada doğru adam mı kaldı, şaraba da yarı yarıya su katıyorlar...
Murat ekledi,
Nasrettin Hoca bir gün berbere gitmek için evden çıkmış. Hava çok güzelmiş. Berber dükkanına varınca içeri girmiş koltuğa oturmuş. Onun yardımcısı olan çırağı varmış. Üstelik çırak biraz acemiymiş. Çırak başlamış Hocanın saçını tıraş etmeye. Fakat usturayı Nasrettin Hocanın başında gezdirdikçe acemiliğinden Hocayı yaralıyormuş. Kanayan her yerine de pamuk bastırıyormuş. Acemi çırak ne kadar uğraştıysa da doğru dürüst tıraş etmeyi becerememiş. Hoca sonunda dayanamamış, oturduğu yerden kalkmış.
- Ne oldu Hocam? Daha işimiz bitmedi ki, demiş çırak. Nasrettin Hoca gülümseyerek cevap vermiş:
- Yeter yeter! Sen benim başımın yarısına pamuk ektin. Bırak ben de geri kalan kısmına keten ekeyim...
H. Gökçe ekledi,