en komik fıkraları okuyun

ANA SAYFA > Fıkra Türü Hakkında Bilgiler Fıkra Tanımlamaları

Fıkra Tanımlamaları

Sözlü edebiyat türleri arasında fıkra kendine özgü kompozisyonu ile ötekilerden ayrılır. Anlatım sırasında kelimelerin seçimi, tasvir biçimi, diyalog çatısı, konu seçimi ve hedef belirlemesi, ona küçük hacimli kompozisyonu içinde bu farklılığı kazandırır. Fıkra bu özellikleri ile sözlü anlatım, konuşma ve sohbet durumlarında değil; aynı zamanda yazılı anlatım türleri arasında da kendine yer açan ve bu alanda kullanımının gerekliliğini kabul ettiren bir kompozisyon yeterliliğine sahiptir (Yıldırım, 1998:221).



Fıkra sözcüğü değişik anlamlarda kullanılmaktadır. Sözlüklerde fıkra, "anlatılan nükteli hikaye, gazetelerde gündelik konulara kısaca dokunup geçen yazı, kanun maddelerinin bölümlerinden her biri, herhangi bir yazıdaki paragraf" olarak tanımlanır (Hocaoğlu, 1978:1).



Fıkra kelimesi dilimize Arapçadan geçmiştir. Dilimize başka dillerden geçmiş olan pek çok yabancı menşeli kelime gibi fıkra kelimesi de zamanla çeşitli kavramları ifade etmekte kullanılmıştır. Eski ve yeni lügatlerimizde fıkra kelimesi hakkında yapılmış olan açıklamalar, tarif ve tanımlar hemen hemen birbirinin aynıdır. Lügatlerimizin vermiş olduğu açıklama ve tariflerin mahiyetini daha iyi anlamak için bir kısmını örnek olarak veriyoruz. Bu tarif ve açıklamalar şöyledir (Yıldırım, 1999:1)



A.Vefik Paşa, fıkraya “parça, cümle, kısacık hikaye, bend, madde, omurga kemiği” ; Şemseddin Sami ise, “1. Omurga kemiği, 2. Makale ve yazının ayrıca bir kelam veya bahis teşkil eden ve makale veya yazının makabl ve mabadından ayrılabilen parçası, 3. Nizam ve kanun veya kavaid-i ilmiyye ve fenniyye kitaplarında bend, madde, 4. Küçük hikaye, kıssa, karşılıklarını vermiştir” (Yıldırım, 1999:1).



N. Nihat Özön, “1. Nasreddin Hoca, İncili Çavuş hikayeleri gibi kısa, nükteli, hikmetli hikayeler; 2. Paragraf; 3. Bir yazı içinden alınmış bir veya birkaç cümle; 4. Tanzimat'tan sonra tiyatro eserlerinde perdenin ayrıldığı bölümlerden her biri; 5. Edebiyat-ı Cedide'de küçük hikaye ve Türk ansiklopedisi tanınmış bir şahsiyetin özlü bir sözünü, nükteli bir cevabını, hoş bir tepkisini ilgili tarih olgusunu içinde toplayan gerçek veya gerçeğe yakın bir hikayecik” şeklinde tanımlamaktadır (Yıldırım, 1999:1).



Cevdet Kudret'e göre fıkra, "gazete ya da dergilerin belirli sütunlarında genel bir başlık altında, günlük herhangi bir olayı bir görüş ve düşünceye bağlayarak yorumlayan ciddi ya da eğlenceli kısa yazıdır” şeklinde tanımlamıştır (Kudret, 1980:378).

fıkraoku.com ekledi, 6515 kez okundu.

Fıkralar Hakkında Bilgi

Sonraki Yazı:
Türk Fıkralarının Tasni̇f Meselesi̇

Önceki Yazı:
Türk Fıkralarının Konuları

SON EKLENEN FIKRALAR:

Tedbirli Hırsız

Tedbirli Hırsız Gecenin geç saatlerinde, ıssız sokakta yürüyen adamın yanına bir başka adam yaklaşır ve kendisine sorar;
- Affedersiniz amcacım, bu çevrede bekçi ya da polise rastladınız mı?
- Hayır evladım, kimseyi görmedim!
- Öyleyse hemen cüzdanınızı ve telefonunuzu rica edeyim...

 

fıkraoku.com ekledi,

Kısa Fıkralar

Temel Amerika'da

Temel, bir gün Amerika'ya gidecekmiş. Arkadaşı Dursun'a:
"Ya Dursun, benim İngilizcem yok, Amerika'da nasıl konuşacağım?" demiş.
Dursun da: "Yuvarlayarak konuş, onlar da öyle konuşuyor zaten," demiş.

Sonrasında olur ya da olmaz derken, Temel Amerika'ya gitmiş. Posta göndermek için postaneyi sorması gerekiyormuş. Birini çevirip:
"Postane nerededir uşağum?" demiş.
Adam, "post" kelimesinden postaneyi anlamış ve Temel'i oraya götürmüş.

Biraz sonra Temel'in karnı acıkmış. Bu sefer başka birine:
"Restoran nerdedir uşağum?" demiş.
Adam da onu bir restorana götürmüş.
Temel içinden: *"Ya bu İngilizce ne kadar kolaymış!"* diye düşünmüş.

Daha sonra Temel'in uykusu gelmiş. Bir adamı çevirip:
"Otel nerdedir uşağum?" diye sormuş.
Adam da:
"Otel şuradadur uşağum," demiş.

Bunun üzerine Temel şaşırmış:
"E, ikimiz de Türk'üz, niye İngilizce konuşuyoruz?"

 

fıkraoku.com ekledi,

Temel Fıkraları

Büyükanne Torun

Büyükanne ile torunu sahile gider. Torun yüzerken çok geçmeden boğulacak gibi çırpınmaya başlar. Büyükanne torununu tek parça halinde getirmesi için tanrıya dua eder. Çevredekiler torunu kurtararak büyükanneye getirir. Kadın toruna göz ucuyla baktıktan sonra gözünü göğe diker ve şunu der;
- Şapkası da vardı.

 

Elif ekledi,

Kısa Fıkralar

İtirafçı Çapkın

İtirafçı Çapkın Çapkın Hristiyan'ın biri kilisede günah çıkarmaya gelmişti. Papaz kendisine seslendi:
- Suçlarını itiraf et. Neler yaptın bakalım?
- Papaz efendi, Tanrı’nın "Zina yapmayacaksın" emrine karşı koydum.
Papaz merakla:
- Kaç kere?
Günahkâr adam ellerini ovuşturarak şöyle dedi:
- Muhterem peder! Ben buraya günahkâr olduğumu itiraf etmeye geldim, övünmeye değil!

 

Cenk Boz ekledi,

Komik Fıkralar