Eski Ramazanların birinde birisi Ramazan sofrasına davet edilmiş. Ömründe hiç görmediği yemeklerden bir yemiş bir yemiş. Yerinden kalkamayacak hale gelmiş. Adamı bir küfeye koyup bir hamalın sırtına vermişler:
- Bunu şu adresteki evine götür çok yedi yürüyemiyor, demişler.
Yolda giderken bir cenaze görmüşler. Küfedeki sormuş:
- Vah zavallı neden ölmüş acaba?
- Ziyafette fazla yedi kalbi dayanamadı öldü, demişler.
Küfedeki adam iç geçirmiş:
-Yedin mi rahmetli gibi yiyeceksin bizimki nefis köreltmek, demiş.
Adamın biri bir gün teravih namazına gitmiş. Hoca teravih namazını çok hızlı kıldırıyormuş. Hoca selam verice adam aceleyle hocanın kulağına eğilmiş.
- Hocam, bir defa süphane rabbiyel ala zor diyorum, demiş. Adamın yanındaki kişi bunu işitince:
- Dostum haline şükret ben onu bile diyemiyorum, demiş.
Bir gün bir adam üzgün üzgün geziyormuş. Hoca o adamı görmüş; "Hayırdır komşu bi şey mi oldu?" demiş. Adam; "Ah! Sorma hocam başıma geleni geçen gün bi arkadaşımın istemeden günahını aldım" demiş. Hoca buna şaşırmış adama; "Ee ne güzel adamın günahını almışsın adamın günahları azalmış işte" demiş.
Adamın biri 10 kilo çay ile eve gelmiş. Hanımı;
- Niye aldın? evde vardı ya
- Ramazan geliyor.
Ertesi gün adam 1 çuval şeker ile gelince hanımı;
- Evde daha çok vardı
- Ramazan geliyor
Kadın bir gün evdeyken komşuları Ramazan diye bir adamdan söz etmişler. Kadın bütün Ramazan hazırlığı için alınan malzemeleri almış Ramazan denen kişiye vermiş ve demiş ki;
- Buyurun Ramazan Bey, biz de bunları sizin için hazırlamıştık.