Kadının biri, en büyüklerinden bir kumaş mağazasına girmiş:
– Kırmızı bir kumaş istiyorum, demiş.
Kendisine hemen kırmızı bir top açıp göstermişler. Kadın:
– Yok hayır, demiş; istediğim kırmızı bu değil.
Yine hemen bir başka kırmızı kumaş daha göstermişler kendisine. Kadın:
– Yok, demiş; bu da çok koyu.
Raflar boşaltılmaya, kumaş topları birbirinin üstüne açılmaya başlanmış. Kadın, her birine şöyle bir bakıp:
– Yok, diyormuş; bu kırmızı eflatuna fazla çalıyor.
– İstediğim kırmızı bu da değil.
– Bu kırmızı da fazla bayıltıcı.
Mağazanın bütün tezgâhtarları, kadının beğeneceği kırmızı bir kumaşı bulmak için seferber olmuşlar.
2 saatlik bir didinme sonunda, top top açılan kumaşlarla neredeyse mağazanın altı üstüne gelmiş.
Sonunda kadın; darmadağınık, üst üste yığılmış kırmızı kumaşlardan birinin altından ucu görünen bir tanesini göstererek:
– İşte tamam, diye bağırmış; istediğim kırmızı bu.
Tezgâhtarlardan biri, alnındaki terleri silerek:
– Nihayet bulduk, demiş; kaç metre istiyorsunuz?
Kadın:
– Baş parmağım kadar bir parça, nokta kadar demiş; küçük kızımın en sevdiği oyuncağı olan ayının dili koptu da, onu tamir edeceğim.
fıkraoku.com ekledi,
Kayserili iki kardeş yaz sezonunda haki renginin moda dünyasını kasıp kavuracağı haberini alırlar. Bunun üzerine piyasada ne kadar haki renk kumaş varsa hepsini satın alırlar.
Sezon geldiğinde, satış yapmayı beklerlerken bir parça bile kumaş satamazlar, batmak üzeredirler, bunun üzerine bölgedeki askeriye için bir komutan üniforma diktirmek ister bunun içinde haki renk kumaş gerekir, anlaşırlar. Komutan der ki;
- Yarın size saat 12:30'a kadar telgraf çekmezsem siparişleri hazırlayın.
Saat 12:29'da kardeşlere bir telgraf gelir. Bunun üzerine diğer kardeş zarfı telaşla açar ve sevinçle haykırır;
- Müjde kardeşim baban ölmüş!
Hasan ekledi,
Matematik öğretmeni, Erhan'ı tahtaya kaldırır.
-Bak oğlum, ben şimdi kumaş tüccarıyım. Sen de müşterimsin.
Sana metresi 5 liradan 8 metre kumaş satıyorum. Bana kaç para ödemen gerekiyor?
- 30 lira.
- Olur mu oğlum? Sana 5 liradan 8 metre kumaş satıyorum. Söylesene kaç lira ödeyeceksin?
Çocuk ısrarla:
- 30 lira hocam!
- Otur yerine tembel!
Öğretmen arka sırada oturan Hakan'ı tahtaya çağırır.
Erhan, Hakan yanından geçerken usulca eğilip kulağına şöyle söyler:
- Bana bak, eğer 30 liradan beş kuruş fazla verirsen bütün arkadaşlığımız biter, tamam mı?
Öğrenci Fıkraları ekledi,