Adamın evine kedinin biri dadanmış. Bir gün adam kediyi almış, ormanlık bir alana götürüp bırakmış. Sonra eve gelmiş.
Biraz sonra kedi çıka gelmiş.
Adam tekrar denemiş. Fakat sonuç aynı.
En son kediyi çok uzak ve yolları oldukça karışık bir yere bırakmış. Eve dönerken kendisi yolu karıştırmış.
Aramış aramış evin yolunu bulamamış.
Evi telefonla aramış:
- Hatun, kedi geldi mi?
- Evet geldi.
- O şerefsiz kediye söyle; gelsin beni alsın.
Ömür boyu sıkı dostlukları devam eden iki arkadaş zamanla yaşlanmış. İki yaşlı adam birbirlerinin her şeyinden haberdardı. Bir tanesi çok hastalandı ve hastalık onu yatağa düşürdü. Hasta yatağında yatmakta olana arkadaşı şöyle dedi:
- Öbür dünyaya gittiğinde bak bakalım, orada futbol oynanıyor mu? Eğer futbol oynanıyorsa bir şekilde bunu bana haber vermelisin.
Arkadaşı da son nefesinde tamam diyerek söz verdi ve öldü. Aradan üç günlük zaman geçmişti. Adam rüyasında ölen arkadaşını gördü, onunla arasında konuşma şöyleydi:
- Sana bir iyi bir de kötü haberim var.
- Önce iyi haberi söyle.
- Diğer dünyada futbol oynanıyormuş.
- Ya kötü haber nedir?
- Yarınki maçta kalede sen varsın...
Seksenli yaşlarda iki ihtiyar kadın sohbet ederken biri diğerine dert yanmaya başladı.
- Benim adam bu sıralarda kötü bir alışkanlık edindi. Tırnaklarını yemeye başladı. Ne yaptıysam vazgeçiremedim. Sinirlerimi bozuyor.
Diğer kadın cevap olarak:
- Haklısın benimki de bir ara başladı ama uyguladığım yöntemlerle tırnak yemesini engelledim, der.
- Çok iyiymiş! Ne yaptıysan bana da söyle lütfen.
- Çok basit canım, dişlerini sakladım.
Adam iş başvurusu için gider. İş yerinde iş yeri sahibine sorar;
- Aylık kaç lira veriyorsunuz?
İş yeri sahibi cevap olarak;
- İlk başlayanlara şimdilik 3 bin lira, bir ay sonra 5 bin lira
Adamın cevap olarak;
- İyi o zaman ben bir ay sonra geleyim, deyip çıkıp gider.