Çölde petrol arayan şirketin sahibine şantiye şefinden susuzluktan yakınan mektuplar geliyordu.
Kayserili patron sekretere:
- Şikayet etmek için ne lazımsa yapıyorlar. Ama ben bir türlü inanamıyorum.
Sekreter:
Bu seferki ciddi sanırım. Çünkü zarfın üstündeki pulu toplu iğneyle tutturmuşlar.
fıkraoku.com ekledi,
Köylünün biri evlenmiş, hemen askere gitmiş. Giderken karısı
gebeymiş. Köylülerin âdeti karısına mektup yazması ayıpmış. Sonunda
durumu öğrenmek için babasına bir mektup yazıyor ve mektupta diyor ki:
"Yürü mektubum yürü,
Düşü hayra yor da gel.
Bir iken iki olduk,
Üç olduk mu sor da gel.”
Babası oğlundan gelen mektubu alıyor ve meseleyi çakıyor. Babası da oğluna şöyle bir cevap yazıyor:
"Mektubun iyi mektup,
Böyle mektup gene yaz,
Tarlan ürün vermedi,
Gel de yine gaz.”
fıkraoku.com ekledi,
Noel, Postanede çalışan memurlar yılbaşı günü Noel Babaya yazılmış bir mektuba rastlarlar. Tabii Noel Baba diye birisi olmadığı için mektubu kendileri açıp okurlar. Mektupta söyle yazıyordur. "Sevgili Noel Baba. Ben 10 yaşında bir çocuğum. Hiç kimsem yok. Yetimhanede kalıyorum. Diğer arkadaşlarıma birçok hediye geldi ama bana hiç hediye getiren olmadı. Senden üç şey istiyorum. Bana bir kalem, bir kalem kutusu, birde ayakkabı. Gönderirsen çok sevinirim"
Memurlar mektubu okuyunca çocuğa çok acırlar. Kimsesiz çocuğu mutlu etmek ve noel babaya olan inancını sarsmamak için kendi aralarında para toplayıp hediyeleri kendileri almaya karar verirler. Kalem ve ayakkabıyı alırlar, para yetmediği için
kalem kutusunu alamazlar. Aldıkları hediyeleri gönderdikten günler sonra çocuktan teşekkür mektubu gelir. Mektup şöyledir:
"Sevgili Noel Baba, gönderdiğin hediyeleri aldım. Beni çok memnun ettin. Gönderdiğin hediyelerden birisi gelmemiş. Onu da herhalde postanedeki şerefsizler almıştır."
derin ekledi,