Müşterinin biri lokantada bir çorba ısmarlar. Garson çorbayı getirdiğinde bakar ki baş parmağı çorbanın içinde servis yapıyor. Müşteri sinirlenir;
- Nedir bu saçmalık, parmağın çorbanın içinde, nasıl böyle servis yaparsın? der. Bunun üzerine garson;
- Beyefendi özür dilerim parmağımda dolama çıktı, doktorumun tavsiyesi parmağımı sıcak tutmamdır.
Bunun üzerine sinirlenen müşteri:
- Madem sıcak yer lazım, öyleyse parmağını kıçına sok sıcak kalır, der.
Garsonun cevabı söyle olur.
- Beyefendi ben zaten içeride öyle yapıyorum, servise çıktığımda da böyle oldu...
Cengiz Bakır ekledi,
Bir gün bir fakir bir adam elinde sadece kuru bir ekmekle yürürken bir lokanta görmüş çook güzel yemekler pişiyormuş. Adam dayanamayıp ekmeğini yemeğin buharına tutup tutup yiyormuş bunu aşçı görmüş demiş ki;
- Burada ne yapıyorsun?
-Yemekler çok güzel ben de ekmeğimi buharına tutuyordum.
- O zaman parasını ver!
- Ben bir şey yapmadım ki sadece ekmeğimi buharına tutup yedim.
- O zaman kadıya (Nasrettin Hoca) gideceğiz, demiş.
Adamla aşçı gitmişler Nasrettin Hocaya. Aşçı olayı anlatmış, Nasrettin Hoca aşçıya "yaklaş" demiş aşçı hemen yanına gitmiş. Nasrettin Hoca içi para dolu kese çıkarmış, aşçıya "kulağını yaklaştır" demiş. Aşçı yaklaştırmış Hoca keseyi biraz sallamış aşçı sormuş;
- Hocam siz bana parayı vermediniz, demiş. Hoca da;
- Eeee o senin yemeğinin buharını almış sen de paranın sesini aldın olay kapandı, demiş.
Nasrettin Hoca ekledi,
Adamın biri bir fastfood lokantasında:
– Bana iki sosisli sandviç, bir tanesine hardal koyma.
Garson:
– Hangisine konmayacak?
Dursun Ege ekledi,