Erzurumlu genç kız arkadaşıyla gezerken çiçekçinin önünden geçerler kız:
- Aşkım ne kadar güzel güller kırmızı, kırmızı lütfen bana bir gül alır mısın? der.
Genç Dadaş ise der ki:
- Nedacahsan cülü bi kilo elma alimda yiyah...
fıkraoku.com ekledi,
Kadının biri, en büyüklerinden bir kumaş mağazasına girmiş:
– Kırmızı bir kumaş istiyorum, demiş.
Kendisine hemen kırmızı bir top açıp göstermişler. Kadın:
– Yok hayır, demiş; istediğim kırmızı bu değil.
Yine hemen bir başka kırmızı kumaş daha göstermişler kendisine. Kadın:
– Yok, demiş; bu da çok koyu.
Raflar boşaltılmaya, kumaş topları birbirinin üstüne açılmaya başlanmış. Kadın, her birine şöyle bir bakıp:
– Yok, diyormuş; bu kırmızı eflatuna fazla çalıyor.
– İstediğim kırmızı bu da değil.
– Bu kırmızı da fazla bayıltıcı.
Mağazanın bütün tezgâhtarları, kadının beğeneceği kırmızı bir kumaşı bulmak için seferber olmuşlar.
2 saatlik bir didinme sonunda, top top açılan kumaşlarla neredeyse mağazanın altı üstüne gelmiş.
Sonunda kadın; darmadağınık, üst üste yığılmış kırmızı kumaşlardan birinin altından ucu görünen bir tanesini göstererek:
– İşte tamam, diye bağırmış; istediğim kırmızı bu.
Tezgâhtarlardan biri, alnındaki terleri silerek:
– Nihayet bulduk, demiş; kaç metre istiyorsunuz?
Kadın:
– Baş parmağım kadar bir parça, nokta kadar demiş; küçük kızımın en sevdiği oyuncağı olan ayının dili koptu da, onu tamir edeceğim.
fıkraoku.com ekledi,
Adamın biri taksisiyle şehrin içindeki trafikte ilerliyormuş. Kırmızı ışıkta beklerken birden yan kapı açılıp şarjdaki cep telefonunu bir genç alıp kaçmaya başlamış.
Adam bir an şaşkın yaşadıktan sonra arabadan inip kapkaççının peşinden koşmaya başlamış, iki üç sokak ötede kapkaççı yorulmuş ve daha fazla uzaklaşamayacağınız anlayınca belindeki bıçağı çıkartıp adama doğrultmuş, adam korkmuş o da elini cebine atıp:
- Birader şarjı unuttun yav! Al şunu, demiş.
fıkraoku.com ekledi,