fıkraoku.com

ANA SAYFA > İncili Çavuş Fıkraları > İncili Çavuş'un Atı

İncili Çavuş'un Atı Fıkrası

İncili Çavuş'un mahkemede görülecek bir davası vardı. İncili Çavuş'un güzel bir atla geldiğini pencereden görerek ağzının suyu akan ve İncili Çavuş'un saraya kapılandığından da haberi olmayan kadı, mübaşirle kendisine haber göndermiş ve işini görmek için rüşvet olarak atını istemiş. Buna çok kızan İncili Çavuş, durumu padişaha anlatmış ve kadıyı azlettirmiş. Bir gün bir ahbap meclisinde karşı karşıya geldikleri zaman kadı, bir sohbet sırasında şöyle demiş:
- Bir tekme yedim ama, kimin tekmesiydi anlayamadım, demiş.
İncili hemen atılmış:
- Bizim atın tekmesiydi, kadı efendi, bizim atın...

 

ekledi, 328 kez okundu.

Fıkrayı Paylaşın:
tweet facebook

İncili Çavuş Fıkraları

Sonraki Fıkra:
Kibrit

Önceki Fıkra:
Oruç Bizden Memnun Mu ?

Hoşunuza giden fıkraları bizimle paylaşın...

Fıkra Başlığı

Fıkra

Ekleyen:

Benzer Fıkraları Okuyun

İncili Çavuş

Padişah İncili Çavuş'a sormuş:
- Senin yüzünde ve çenenin altında niçin tüy yetişmiyor?
İncili hemen şu cevabı vermiş:
- Yüzümü anam öpmüş, çenemin altını da babam öpmüş de ondan.

 

fıkraoku.com ekledi, fıkra 1002 kez okundu.

İncili Çavuş Fıkraları

Adama Göre Adam

İncili Çavuş, Osmanlı elçisi olarak Fransa Kralına gönderildiğinde, elbiselerinin bazı yerlerinde yama varmış.
Kral, bunları görünce dayanamayıp:
– Bana senden başka gönderecek adam bulamadılar mı? diye sorunca, İncili Çavuş:
– Osmanlılar, adama göre adam gönderirler, cevabını vermiş. Beni de sana göndermelerinin hikmeti bu olsa gerek.

 

fıkraoku.com ekledi, fıkra 846 kez okundu.

İncili Çavuş Fıkraları

Atla Neyi Konuştun?

Asıl adı Mustafa olan İncili Çavuş, Nasrettin Hoca'dan sonra en büyük Türk fıkra kahramanlarından biridir.
İncili Çavuş unvanını, Padişah 4. Murat'ın başlığına taktırdığı inciden almıştır. Şakacılığı ve hazırcevaplığıyla tanınmış olan İncili Çavuş, İran'a elçi olarak gönderilmişti Hediyelerle ve bir heyetle birlikte İran Şahı'nı ziyaret edip gerekli görüşmelerde bulunarak İran'daki programı tamamlamıştı. Artık İstanbul'a dönülecekti.

İran Şahı, Türk elçilik heyetine görkemli bir uğurlama töreni hazırlatmış, ileri gelenleri ve halkı toplatmıştı. İncili Çavuş'a bir at hediye etmiş ve:
- Bu küheylan benim sana hediyemdir. Yolculuk esnasında binersin, demişti.
Ama bu öyle bir attı ki; uyuz mu uyuz, cılız mı cılız, zayıf mı zayıf, üf desen yıkılacak. Ayakta zor duracak kadar yaşlı.
İncili Çavuş adeta kendisiyle alay edilircesine böyle bir at hediye edilmesi karşısında bozulmuş, ama bozuntuya vermeden ağzını atın kulaklarına götürerek bir şeyler söylemiş. Sonra da kulaklarını atın ağzına götürerek bir süre dinlemiş ve basmış kahkahayı.
Başta Şah olmak üzere vezirler ve halk, şaşkın şaşkın bu manzarayı izledikten sonra Şah sormuş:
- Atla neler konuştun? Sen ata ne dedin? At sana ne söyledi ki, böyle kahkahayla gülersin?
İncili Çavuş şöyle demiş:
- Ben ata sordum, "Ey ruhumun ruhu! Tanır mısın Hz. Nuh'u?" diye

Şah da:
- Eee! At ne dedi? deyince, İncili Çavuş:
- Valla, at bana şöyle dedi: "Nuh da ne ki be gardaş Sırrımı kimseye etme faş Ben Hz. Adem'e taş taşımışam, taş."

 

fıkraoku.com ekledi, fıkra 820 kez okundu.

İncili Çavuş Fıkraları