Adamın biri yurt dışından aldığı papağanını gümrükten kolay geçirebilmek için bir kutuya koymuş, üstüne de "kırılacak eşya" diye yazmış.
Gümrük memuru yazıyı okuyunca, kutuyu şöyle bir silkelemeye başlamış. Aynı anda kutu içinden papağanın bağırdığı duyulmuş:
- Şangır şungur... Şangır şungur...
melekler ekledi,
Zencinin biri Türkiye'ye gelecekmiş. Gelmek üzere yola çıktığında pasaportunu kaybettiğini anlamış.
Üzgün üzgün yürürken yerde bir pasaport bulmuş. Üzerinde leonardo di caprio yazıyormuş. Çaktırmadan pasaportu atmış cebine düşmüş yola.
Kapıkule'ye geldiğinde gümrük memurları Temel ve Dursun zenciye pasaport sormuşlar.
Zenci yerde bulduğu pasaportu Temel'e vermiş. Temel uzun uzun pasaporta bakmış. Sonra zenciye bakmış, dönüp Dursun'a sormuş:
– Ula dursun, Titanic batti miydii, yandi miydii
fıkraoku.com ekledi,
Bir İngiliz, bir Fransız, ve Temel, gemiye kaçak binmişler. Üçü de, ambarda buldukları çuvalın içine saklanmışlar. Gümrük polisi gelip çuvallara teker teker süngü sokmaya başlamış. İngiliz " miyav, miyav" diye ses çıkarınca, polis çuvaldakini "kedi" sanıp öteki çuvala geçmiş. Fransız da " hav, hav " diye ses çıkarınca, onu da köpek sanmış. Ve polis üçüncü çuvala süngü batırınca, bu kez Temel ses vermiş:
— Patates, Patates!
GÖKSU ekledi,