Büyükanne ile torunu sahile gider. Torun yüzerken çok geçmeden boğulacak gibi çırpınmaya başlar. Büyükanne torununu tek parça halinde getirmesi için tanrıya dua eder. Çevredekiler torunu kurtararak büyükanneye getirir. Kadın toruna göz ucuyla baktıktan sonra gözünü göğe diker ve şunu der;
- Şapkası da vardı.
Elif ekledi,
Bektaşinin biri yoksulluktan bıkmış, canı sıkkın yolda yürürken ellerini açıp dua etmiş:
- Allah'ım, al şu canımı da kurtar beni bu sefil dünya hayatından.
Tam o sırada yanından geçtiği binanın duvarları üzerine doğru yıkılmış. Bektaşi canını zar zor kurtarmış, tekrar ellerini havaya kaldırmış ve şöyle demiş:
- Allah'ım kırk yıldan beri bana biraz dünyalık ver diye sana dua ettim, beni duymadın. Şimdi hemen Azrail'i gönderiyorsun...
fıkraoku.com ekledi,
Bektaşi, camide namazdan sonra dua etmiş:
- Ey ulu Tanrım, bana bir rakı parası ver!
Yanında namazını bitiren softa da, ellerini kaldırmış:
- Rabbim, bana iman ver!
İki duayı da işiten hoca, Bektaşi'ye:
- Bak, herkes ne istiyor Tanrı'dan, sen rakı parası. Utanmıyor musun?, demiş.
Bektaşi usulca şöyle demiş:
- Ne yapalım hoca efendi, herkes kendisinde olmayanı ister...
İst 34 ekledi,