fıkraoku.com

en komik fıkraları okuyun

ANA SAYFA > Kayserili Fıkraları > Zili Nasıl Çalarmış

Zili Nasıl Çalarmış Fıkrası

Uzun yıllardır görüşemeyen iki Kayserili arkadaş, bir gün yolda karşılaşırlar. Kucaklaşıp hasret giderdikten sonra biri diğerine;
- Bu kadar zamandır görüşmedik. Akşama yemeğe bize gel. Yer, içer sohbet ederiz, dedi.

Öteki bir Kayseriliden beklenmeyecek bu cömertliğe şaşarak;
- İyi ya, gelirim. Yalnız bana adresi ver, dedi.

Arkadaşı;
- Falanca mahalle, filanca sokak, diye tarife başladı.
- İşte o sokağa gelince soldaki büyük beyaz kapının zilini burnunla çalarsın, deyince öteki sordu;
- Adresi anladım da zili niye burnumla çalıyorum?
- Canım bunda anlamayacak ne var? Elin kolun hediyelerle dolu olacağı için zili ancak böyle çalabilirsin...

 

ekledi, 2572 kez okundu.

Fıkrayı Paylaşın:
tweet facebook

Kayserili Fıkraları

Sonraki Fıkra:
2 Kere 2

Önceki Fıkra:
Hepsi Yabancı

Hoşunuza giden fıkraları bizimle paylaşın...

Fıkra Başlığı

Fıkra

Ekleyen:

Benzer Fıkraları Okuyun

Kayserili ve Şeytan

Kayserili şeytan gibi zekaya sahip, şeytana pabucunu ters giydiren Kayserilinin yanında şeytanın lafı mi olur, sözleri şeytanın kulağına sık sık gelmeye başlayınca, bu sözleri içine sindirememiş. Şeytan, Kayserili biri ile ortak arazi ekmeyi planlar. Şeytan der ki kendi kendine: "Göreceğiz bakalım, şeytan mi daha kurnaz, Kayserili mi?" Ve gün gelir Kayseriliye sözü açar:
- Seninle ortak bir pancar ekelim, deyince Kayserili:
- Hay hay ekelim, demiş.
- Ama her şey ortaklaşa yapılır. Tarlalar sürülür, tohumu, gübresi hasat zamanı beklenir.

Şeytan bu ya duramaz işte:
- Kayserili arkadaş, bak pancar yeşerdi, yaprakları koca koca oldu.
- Seninle bir pazarlığa girelim. Üstü benim olsun toprağın altta kalanı da senin olsun, ne dersin?
- Tamam, ortağıma saygım ve güvenim sonsuz. Yeşil yapraklar büyüdükçe şeytanın da yüzü gülüyormuş. Gün gelmiş, mahsul kaldırılmış. Tüm yaprakları şeytan alırken toprak altındaki pancarı da Kayserili almış. Kayserili, pancarı satmış bir sürü para alırken, şeytan kendisini aldatan o yeşil yapraklarla beş parasız kalmış. Ve yenilgiye doymadığı için:
- Kayserili arkadaş seninle bir de buğday ekelim. Yalnız bu sefer toprağın altı benim demiş ve Kayserili de:
- Peki üstü de benim, demiş. Gene yıl sonu gelmiş, gene şeytanda hüsran. Çünkü şeytan, buğdayın saplarını alırken Kayserili de buğdayın denelerini almış. Artık dayanamayan şeytan demiş ki:
- Aman be Kayserili arkadaş pes benden. Senin namını duymuştum da inanmamıştım. Meğerse sen neymişsin be Kayserili...

 

Kayserili ekledi, fıkra 23343 kez okundu.

Kayserili Fıkraları

Borcun Doğum Günü

Borcun Doğum GünüKayserili, mahalle terzisine elbise diktirmişti. Ama parasını bir türlü ödemiyordu. Aradan tam bir yıl geçmişti, terzi faturayı bir kez daha yolladı. Altına da şu notu ekledi:
- Borcunuz bugün tam bir yaşına bastı.

Pişkin Kayserili de da terziye şu mektubu gönderdi:
- Alacağınızın doğum gününü canı gönülden kutlarım...

 

fıkraoku.com ekledi, fıkra 23283 kez okundu.

Kayserili Fıkraları

Sana Reçel Yok

Sana Reçel YokGöktuğ, kardeşinin elinin reçele bulaşmış olduğunu görünce şöyle dedi:
- Sana kahvaltıda reçel yok, sen reçel hakkını yemişsin!

Kardeşi gözlerini Göktuğ'a dikerek gülmeye başladı:
- Sana da yok.
- Niçinmiş o?
- Çünkü ben hepsini yedim :)

 

fıkraoku.com ekledi, fıkra 22904 kez okundu.

Kayserili Fıkraları