Delileri uçağa bindirmişler, bir şehirden ötekine naklediliyorlardı. Ama o kadar çok gürültü yapıyorlardı ki, sonunda pilot dayanamadı, uçağı ikinci pilota teslim ederek içeride ne olup bittiğini görmek istedi.
Deliler uçakta hep bir ağızdan bağırıp çağırıyorlardı.Baktı, en başta, bir deli, ötekilere uymamış, akıllı, uslu oturuyordu.
-Sen neden bağırmıyorsun? diye soracak oldu.
Adam :
-Ben bunların öğretmeniyim, diye cevap verdi.Onlarda benim öğrencilerim.Şimdi teneffüsteler de onun için ses çıkartmıyorum.
Pilot, çaresiz yerine döndü. Bir süre geçti.Bir an geldi ki sesler büsbütün kesiliverdi.
Pilot:
-Aman çok güzel! diye sevindi.Herhalde kendinin öğretmen olduğunu sanan deli, ötekileri derse almış olsa gerek, diye düşündü.
Ama dakikalar geçiyor, arkadan hiç bir ses seda çıkmıyordu.Pilot biraz daha bekledikten sonra merak etti.Gidip bakmak istedi.
Bir de ne görsün! Uçağın kapısı açık ve içeride öğretmenden başka kimsecikler yok değil mi!
İki deli beraber yolda gidiyorlarmış. Biraz yürüdükten sonra yol kenarında direksiyon bulmuşlar ve buna çok sevinmişler. O sevinçle uzunca bir süre yol aldıktan sonra bir benzincinin önünde durmuşlar. Direksiyonu tutan deli;
– 100 liralık benzin, süper olsun demiş.
Benzinci her iki deliyi de tepeden tırnağa süzdükten sonra;
– Gidin işinize, sizin cıvatalarınız gevşek, demiş.
Diğer deli direksiyondaki arkadaşına doğru dönmüş;
– Gördün mü bak! Araba masraf kapısı açtı hemen!
Bir gün delinin biri polisi aramış, polis de telefonu açmış. Polis deliye:
— Buyrun, şikayetiniz nedir? - diye sormuş.
Deli şöyle cevap vermiş:
— Burda 50'den fazla kişi beni kovalıyor!demiş.
Polis telaşlı bir şekilde:
— Orası neresi? diye sormuş.
Deli:
— Bankanın önü, bankayı soydum da diye cevap vermiş.
Akıl hastanesinde doktorlar, deliler içinde iyileşen var mı diye kontrol yapacaklarmış. Bunun için, bir odanın ortasına masa koyup, masanın üzerine sıvı yağ sürmüşler. Sırayla tüm delilere birer ampul verip, masaya çıkarak verdikleri ampulü tavandaki boş olan ampul yatağına takmalarını istemişler.
Deliler sırayla masaya çıkmış ve masadaki yağdan ayakları kayarak yere düşmüş. Fakat en son deli masaya çıkmadan önce, kendisine masanın üzerine koyması için bir gazete kağıdı verilmesini istemiş. Gazete kağıdını masanın üzerine koymuş ve gazete kağıdının üstüne basarak ampulü yerine takmış. Bunu gören doktorlar, delinin akıllandığını düşünerek sevinmişler.
Doktorlardan biri, akıllandığından emin olmak için deliye sormuş:
- Masanın üzerine neden gazete kağıdını koydun?
Deli cevap vermiş :
- Boyum kısa, eremem diye