Bektaşinin biri yoksulluktan bıkmış, canı sıkkın yolda yürürken ellerini açıp dua etmiş:
- Allah'ım, al şu canımı da kurtar beni bu sefil dünya hayatından.
Tam o sırada yanından geçtiği binanın duvarları üzerine doğru yıkılmış. Bektaşi canını zar zor kurtarmış, tekrar ellerini havaya kaldırmış ve şöyle demiş:
- Allah'ım kırk yıldan beri bana biraz dünyalık ver diye sana dua ettim, beni duymadın. Şimdi hemen Azrail'i gönderiyorsun...
fıkraoku.com ekledi,
Kar kış kıyamet kurtlar oturuyorlarmış avlanmaya bir şey yok. Ne yapalım diye kara kara düşünüyorlarmış kurdun biri demiş ki;
- Gelin kasabaya inelim, orayı yağmalayalım.
Diğerleri tamam demiş ve inmişler kasabaya. Kasabanın köpekleri bunları çevirmiş, parça pinçik etmişler. Kulak bi tarafta kuyruk bi tarafta kendileri bi tarafta ve kaçmışlar ormana. Hepsi acı içinde kıvranıyor ama biri zar zar yürüyor, ağlayarak inliyor kurtlar dönüp buna der ki;
- Bize de saldırdılar sen niye bu kadar ağlarsın.
Ağlayan kurt der ki;
- Bakkalın köpeği bize saldırdı anlarım çünkü bakkalın ekmeklerini koruyordu, kasabın köpeği bize saldırdı anlarım çünkü kasabın etlerini koruyordu, peki o camcının şerefsiz köpeğine ne oldu, camcının camını mı yiyecektik sanki, bize niye saldırdı?
Batuga TEGİN ekledi,
Adamın biri otomobiliyle tam tımarhanenin önünden geçerken, birden lastiklerden biri fırlamış. Adamcağız arabayı zar zor durdurmuş, gidip lastiği getirmiş ama bijonları bulamamış. Ne yapacağını kara kara düşünürken pencerede onu seyretmekte olan bir deli akıl vermiş:
- Her lastikten bir bijon(bir tür cıvata) sök de öyle tak. Seni tamirciye kadar idare eder.
Adam şaşkın:
- Arkadaş, bu zekayla senin orada ne işin var? Diye sormuş. Deli:
- Ben deliyim ahbap, aptal değil, demiş.
komik fıkralar ekledi,