Temel ıssız dağlarda tek başına gezerken ayağı kayar ve bir uçurumdan aşağı düşerken, yamaçtan dışarı doğru büyümüş bir ağaca zorlukla tutunur. Tek eli ile asılı vaziyette başlar bağırmaya;
- İmdaat! Kimse yok miduuuur kimse yok miduuuur!
Yakınlarda sesini duyacak kimse yoktur. Temel saatlerce aynı pozisyonda bağırmaya devam eder.
- İmdaat! Kimse yok miduuuur ! Kimse yok miduuuur!
Aslen keyfine düşkün olan bu kulunun zor durumunu ve feryatlarını duyan Yaradan dayanamaz bir meleğini gönderir. Gök gürlemesini andıran bir ses duyulur:
- Eeey insanoğlu! Sen de biliyorsun ki bugüne kadar emirlere pek riayet etmedin, rakı içtin, kumar oynadın, başkasının malına göz diktin, çapkınlık yaptın. Ancaaaak şu halin dayanılmaz, eğer iyi bir kul olmaya söz verirsen sana bir şans daha verilecek, kurtulacaksın!
Ses kesilir. Bir sure daha sessiz kalan Temel başlar tekrar bağırmaya:
- İmdaat! Başka Kimse Yok Miduuuuur! İmdaat! Başka Kimse Yok Miduur!"
Temel vakit namazını kılmak için camiye gider, ama kapı kitlidir.
İçerden sesler geldiğini duyunca kapıyı zorlayarak içeri girer. İçerir girer ama bir de ne görsün, imam efendi bir kadınla uygunsuz vaziyettedir!
Temel;
— Tüh senin sıfatına! diye tükürünce imam der ki:
— Hele işim bitsin, sana camiye tükürmek nedir göstereceğim!
Bir gün Temel Almanya'ya seyahate gider. Orada bir şapkacı dükkanına girer. Bir şapka beğenip satıcıya sorar:
- Bu şapka ne kadar?
- 150 dolar.
- Bu şapkanın delikleri nerede?
- Ne deliği, şapkada delik ne alaka?
Temel de şöyle der;
- 150 doları verecek eşeğin kulaklarının geçeği delikler...
Temel sabah uçağı ile Paris'e gitmiş. İşlerini tamamlayıp akşam uçağı ile İstanbul'a dönmek isterken aksilik olur uçağı kaçırır. Gece saati lüks bir otelin yolunu tutar. Odasına çıkıp uyur. Sabah saat 7'de resepsiyona gidip hesabını sorar. Eline bir fatura uzatırlar Temel şaşırır.
- Ula bir başımızı koyduk ve kalktık 400 dolar... Olur mu? Der.
- Ama efendim hizmetlerimiz var.
Temel faturaya bakar T.K.P 100$
- T.K.P ne?
- Tenis kortlarını kullanma parası.
Ben kullanmadım ki der Temel.
- Kullansaydınız efendim 5 tane kortumuz var der
Resepsiyon memuru yine bakar H.K.P 150$
- Bu ne?
- Havuzu kullanma parası
- Kullanmadım ki! der Temel.
Resepsiyon memuru gayet sakin bir şekilde;
- Kullansaydınız 3 tane havuzumuz var 2 tanesi olimpik.
Temel çok sinirlenir ve hemen bir kalem ister. Faturanın altına aynen sunu yazar.
T.H.P 500$. Ve resepsiyon memuruna uzatır:
- Ver bakalım 100$ sizin de bana 500$ borcunuz vardır, der Temel. Resepsiyon memuru şaşırır.
- T.H.P ne oluyor?
-Temeli Halletme Parası.
-Aman efendim olur mu öyle şey rica ederim, der resepsiyon memuru.
- Temel tüm gece buradaydı halletseydiniz siz de...