İlkokulda, matematik dersinde öğretmen üçgenin alanını, çocuklara şu şekilde öğretmiş:
Bir üç kenarlının alanı, yatayımı ile dikleşiminin vuruşumunun, ikiye bölümüdür. Çocuk bunu güzelce ezberlemiş.
Akşam babası evde sormuş:
- Bu gün okulda ne öğrendiniz?
- Matematik dersinde, bir üç kenarlının alanını öğrendik babacığım.
- Ya öyle mi, peki nasıl öğrendiniz?
- Bir üç kenarlının alanı, yatayımı ile dikleşiminin vuruşumunun, ikiye bölümüdür.
- Yavrum, yanlış öğretmişler size. Doğrusu:
Bir üçgenin alanı, tabanı ile yüksekliğinin çarpımının yarısına eşittir.
O sırada, bir yandan gazetesini okuyan, bir yandan da torunuyla oğlunun konuşmasını dinleyen dede, dayanamayıp söze girmiş:
- İkinizin de tanımı yanlış! Bir müsellesin mesaha-i sathiyesi, kaidesiyle irtifaının hasıl-ı darpının nısfına müsavidir.
Üniversiteli kız internette tanıştığı ve ilk defa buluştuğu adamla cumartesi gece geç saatte öğrenci yurduna dönmüş. Onu beklemekte olan oda arkadaşı ışıkları hemen açıp merakla sormuş;
- Buluşma nasıl geçti, beğendin mi?
- Berbattı, buluşmaya 1950 model Rolls Royce ile geldi.
- Vaaayy! Kızım çok havalı ve pahalı bir araba o, nesini beğenmedin ki?
Kız sinirle arkadaşına cevap verdi;
– Tamam da kanka, adam arabanın ilk sahibi!..