Temel ve iki arkadasi istanbul'dan Trabzona'a gitmek üzere tren garina giderler. İlk Trabzon treni 1 saat sonradir, bileti alirlar. Ne yapalim bir saat diy düsünürken yemege gitmeye karar verirler. Yemekte sohbet, muhabbet saate bir bakarlar ki 1 saati geçmis. Hemen kosarlar tren garina ama tren gitmiş. Yine bilet alirlar 1 saat sonrasi için. Ne yapalim vakiti nasil geçirelim derken kahveye giderler. Çaylar kahveler sohbetler uzar da uzar ve saate
baktiklarinda 1 saat olmasina 5 dakika vardir. Hemen kosarlar gara ama trene yetisemezler.Giseye gidip sorarlar yine Trabzon'a gidicek tren varmi diye.Gisedeki adam
"Bakin bu son tren eger bunuda kaçirirsaniz Trabzon'a bugün dönemezsiniz" der .
Bileti alırla yine sikilmislar ne yapalim derken pastaneye gitmeye karar vermisler. Pastalar, kekler, çörekler muhabbet derken saate bir bakmislar ki 1saat olmak üzere hemen kosmuslar gara. Tren yeni hareket ediyor, içlerinden biri uzun ilk vagonu yakalamis, digeri orta boylu son vagona tutmus. Tren gitmis,Temel oturmus yere baslamis gülmeye. Gise memuru yanina gelmis.
"Sen ne garip adamsin. 3 tren kaçirdin, arkadaslarin gitti, sen kaldin, aglayacagina gülüyorsun be adam.
Temel : "Uy hemserum onlar beni geçirmeye geldiydu ben ona güleyrum"demis.
Temel ve Fadime hasta olurlar. Doktora giderler. Doktor onlara fitil yazar. Fadime Temel'e bu ilacı nasıl kullanacaklarını sorar. Temel bilmiyorum der. Daha sonra temel doktoru arar ve sorar;
- Doktor bey, bu ilacı nasıl kullanacağız?
Doktor;
- Anüsten alacaksınız beyefendi.
Fadime tekrar Temel'e sorar;
- Nasıl kullanacakmışız ilacı?
Temel;
- Anüsten alacakmışız Fadime.
- Peki o ne Temel?
- Bilmiyorum, bir daha arayıp sorayım.
Temel doktoru bir daha aramış ve sormuş;
- Nasıl kullanacağız bu ilacı Doktor?
- Makattan alacaksınız beyefendi.
Fadime Temel'e bir daha sormuş.
- Yahu nasıl kullanacakmışız ilacı Temel?
- Makattan alacakmışız Fadime.
- O ne?
- Bilmiyorum, bir daha arayayım.
Temel;
- Doktor bey, cahilliğime verin lütfen. Söylediklerinizi anlamadım, nasıl kullanacağız bu ilacı?
Doktor;
- Beyefendi g.tünüze sokun.
Hafız olmak isteyen biri ekledi, fıkra 52185 kez okundu.
Karadenizlinin biri köyden hiç dışarı çıkmamış. Bir gün Almanya'dan bir akrabası kendisini ziyarete geldiğinde hediye olarak bir elektrikli testere bırakıp gitmiş.
Karadenizli testerenin nasıl çalışacağını düşünürken fişi görüp prize takmış. Kucağındaki testereyi kurcalarken farkında olmadan bir düğmeye basmış ve testere adamın takımı kesip götürmüş. Adamı da takımı da hemen hastaneye yetiştirmişler.
Karadenizli doktora;
- Ne olur bunu dik! Diye yalvarıp yakarmış ama doktor kopan parçayı eline alıp bakarak;
- Bu mahvolmuş, bunun dikilmesi imkânsız, demiş.
Bunun üzerine Karadenizli doktora:
- O zaman beni öldürün doktor! Demeye başlamış.
Tam o sırada can çekişmekte olan genç bir hasta getirmişler. Doktor o hastanın umutsuz olduğunu anlayınca Karadenizliye:
- Bak eğer bu hasta yaşamazsa belki bununkini sana uydururuz, demiş.
Bir sure sonra yeni gelen hasta ölmüş ve takımını bizim Karadenizliye dikmişler ve iyileşince taburcu etmişler.
Aradan bir kaç ay geçtikten sonra doktor bizim Karadenizliyi merak edip köyüne gitmeye karar vermiş. Karadenizlinin evini bulup kapıyı çalınca karşısına Karadenizlinin karısı çıkmış. Doktor durumu izah edip operasyonun sonucunun nasıl olduğunu sormuş. Kadıncağız ağlamaya başlayıp dert yanmış;
- Hiç sormayın doktor bey! Bizimki her gece bana sırtını dönüp yatıyor, o sizin yaptığınız hiç bir işe yaramadı, yaramıyor! Demiş.
Doktor üzüntü ile evden ayrılıp köy meydanına geldiğinde bir bakmış ki Karadenizli neşe içinde arkadaşlarıyla kahvede tavla oynamakta. Doktoru görür görmez fırlamış ve doktora sarılıp:
- Doktor bey hayatımı kurtardınız! Demiş. Doktor şaşkınlıkla:
- Nasıl olur! Şimdi sizin evden geliyorum, karın sende hiç bir kıpırdanma olmadığını söyledi, demiş.
Karadenizli doktora dönüp cevap vermiş:
- Aşkolsun Doktor Bey! El alemin şeyiyle kendi karımızı yapacak değiliz ya!
Temel bir gün canı sıkkın bir şekilde tarladan gelirken Dursun'la karşılaşır. Dursun lafa başlar.
- Hayrola Temel ne oldi daa! Neye böyle öfkelu öfkelu gideysun?
Temel dertli dertli cevap verir.
- Hiç sorma Dursun derdum büyüktür.
- Hayrola uşağum neymiş derdun?
- Tarlada iken canım acayip Fadime'yi çekeyi, ama eve gelince tık yok.
Durumu anlayan Dursun çözüm üretir.
- Uşağım o zaman Fadime sana gelsin.
- Nasıl olacak oyle?
- Al tüfeği yanına canın çekince patlat Fadime anlar koşar gelir.
- Hay aklınla bin yaşa Dursin...
Temel hemen bu planı uygulamaya koyar. Canı çekince hemen tüfeği patlatıveriyor Fadime yanında. Aradan birkaç hafta geçiyor Dursun yine Temel'i tarladan gelirken görüyor.
- Hayrola Temel nasıl gidiyor verdiğim taktik?
Temel keyifsiz cevap verir;
- Valla Dursin ilk başta çok iyiydu ama av sezonu açıldı açılalı Fadime'nin yüzünü göremez oldum.