Tımarhanenin birinde deliler can sıkıntısından bağrışıp duruyorlar, çok gürültü yapıyormuş. Gürültüden rahatsız olan müdür, doktorların yanına giderek sormuş:
─ Tımarhanemizdeki deliler çok gürültü yapıyor, bunları susturmanın bir yolu yok mu?
Doktorlardan birisi cevap vermiş:
─ Delileri susturmak istiyorsan, onları oyalayacak bir şey bulmalısın.
Bunu duyan müdür hemen tımarhanenin bahçesinde delileri bir araya toplamış. Müdür delilere sormuş:
─ Sizi hacı yapmamı ister misiniz?
Bunu duyan deliler sevinerek hep bir ağızdan bağırmışlar:
─ Eveeet !
Müdür delileri kandırmış. Tımarhanenin etrafında akşama kadar dönüp dursunlar diye, 40 defa tımarhanenin etrafında yavaş yavaş dönerlerse hacı olacaklarını söylemiş. Deliler dönmeye başlayınca da çekilmiş odasına, keyif yapmaya başlamış.
Müdür, akşam üzeri odasında çayını yudumlarken, odanın camları kırılıp içeri taşlar yağmaya başlamış. Kafası gözü yarılan müdür, kendini dışarı zor atmış. Bir de bakmış ki taşları deliler atıyor. Müdür, delilere öfkeyle bağırarak sormuş:
─ Ne yapıyorsunuz?!
Deliler de hep bir ağızdan cevap vermiş :
─ Tavaf bitti, şimdi de şeytan taşlıyoruz.
İki deli beraber yolda gidiyorlarmış. Biraz yürüdükten sonra yol kenarında direksiyon bulmuşlar ve buna çok sevinmişler. O sevinçle uzunca bir süre yol aldıktan sonra bir benzincinin önünde durmuşlar. Direksiyonu tutan deli;
– 100 liralık benzin, süper olsun demiş.
Benzinci her iki deliyi de tepeden tırnağa süzdükten sonra;
– Gidin işinize, sizin cıvatalarınız gevşek, demiş.
Diğer deli direksiyondaki arkadaşına doğru dönmüş;
– Gördün mü bak! Araba masraf kapısı açtı hemen!
Akıl hastanesinde doktorlar, deliler içinde iyileşen var mı diye kontrol yapacaklarmış. Bunun için, bir odanın ortasına masa koyup, masanın üzerine sıvı yağ sürmüşler. Sırayla tüm delilere birer ampul verip, masaya çıkarak verdikleri ampulü tavandaki boş olan ampul yatağına takmalarını istemişler.
Deliler sırayla masaya çıkmış ve masadaki yağdan ayakları kayarak yere düşmüş. Fakat en son deli masaya çıkmadan önce, kendisine masanın üzerine koyması için bir gazete kağıdı verilmesini istemiş. Gazete kağıdını masanın üzerine koymuş ve gazete kağıdının üstüne basarak ampulü yerine takmış. Bunu gören doktorlar, delinin akıllandığını düşünerek sevinmişler.
Doktorlardan biri, akıllandığından emin olmak için deliye sormuş:
- Masanın üzerine neden gazete kağıdını koydun?
Deli cevap vermiş :
- Boyum kısa, eremem diye
Bir gün delinin biri polisi aramış, polis de telefonu açmış. Polis deliye:
— Buyrun, şikayetiniz nedir? - diye sormuş.
Deli şöyle cevap vermiş:
— Burda 50'den fazla kişi beni kovalıyor!demiş.
Polis telaşlı bir şekilde:
— Orası neresi? diye sormuş.
Deli:
— Bankanın önü, bankayı soydum da diye cevap vermiş.