Ailesi ile birlikte padişah dizisini izleyen çocuk gördüğü ihtişamlı saray yaşamından etkilenip annesine döner ve der ki:
– Anne ben padişah olmak istiyorum ve 7 tane de cariyem olacak, der ve devam eder.
– Biri bana yemek yapacak.
– Biri çevremi temizleyecek.
– Biri bana Şarkı söyleyecek.
– Biri elbiselerimi yıkayacak.
– Biri beni yıkayacak.
– Biri benimle eğlenip sohbet edecek.
– Sonuncusu da arabamı yıkayacak.
diyerek cümlesini bitirir.
Annesi hemen muzipçe sorar:
– Peki yanında yatacak kimse istemiyor musun oğlum?
Çocuk hiç vakit kaybetmeden cevap verir;
– Hayır! Benim yanımda sen yatacaksın, çünkü seni çok seviyorum, senden ayrılamam anneciğim, diyerek cevap verir.
Annesinin yüzünde bir mutluluk belirir ve anne tekrar oğluna sorar;
- Peki cariyeler nerede yatacak oğlum?
– Onlar Babamla yatsınlar, der çocuk.
Ve bu sefer de babasının gözleri parlar ve ayağa kalkıp çocuğun önünde eğilerek bağırır:
- PADİŞAHIM SEN ÇOK YAŞAAA!
fıkraoku.com ekledi,
Padişahın biri sarayında otururken dışarıdan "güzel elmalarım var!" diye ses işitmiş;
Bakmış ki yaşlı bir adam at arabasında elma satıyor. Etrafında da halktan müşteriler.
Hâliyle Padişahın canı elma çekmiş ve başvezirini çağırmış;
- Al sana beş altın, koş bana elma al.
Başvezir, diğer vezirlerden birisini çağırmış;
- Al sana dört altın, koş elma al.
Vezir saray görevlilerinden birisini çağırmış;
- Al sana üç altın, koş elma al.
Saray görevlisi muhafız komutanını çağırmış;
- Al sana iki altın, koş elma al.
Komutan nöbetçiyi çağırmış;
- Al sana bir altın, koş elma al.
Nöbetçi asker çıkmış yaşlı ihtiyarı yakasından tutmuş;
- Hey sen! Ne diye bağırıyorsun? Burası han mı, yoksa saray mı? Defol buradan. Arabana da elmalarına da el koyuyorum.
Nöbetçi, muhafız komutanına dönmüş;
- İşte amirim, iyi dalavere çevirdim. Bir altına yarım araba elma.
Komutan saray görevlisine dönmüş;
- İşte, iki altına bir çuval elma.
Saray görevlisi vezire dönmüş;
- İşte, üç altına bir torba elma.
Vezir, başvezire dönmüş;
- İşte, dört altına yarım torba elma.
Başvezir kralın huzuruna çıkmış;
- İşte devletlü padişahımız, emrettiğiniz gibi. Buyurun beş elma.
Padişah oturmuş taht odasında ve düşünmüş;
"Beş elma-beş altın. Bir elma-bir altın ve halk elmalara hücum ediyor. Demek ki vatandaşın durumu çok iyi... O halde vergileri tez zamanda artırmak lazım."
fıkraoku.com ekledi,
Temel İstanbul boğazında tekneyle turist gezdiriyormuş. Bir gün bir Amerikalıyı almış, başlamışlar tura.
Adam bir saray görüp sormus:
- Bu ne kadar zamanda yapıldı?
Temel:
- 10 yılda
demiş.
Adam:
- Yazık, bizde olsa 5 yılda biterdi.
Derken bir cami görüp sormus:
- Bu ne kadar zamanda yapıldı?
Temel:
- 5 yılda
demiş.
Adam tekrar:
- Yazık, bizde olsa 2 yılda biterdi
demiş.
Temel sinirlenmeye başlamış. Bir tarihi yapı daha görmüşler, turist tekrar sormus, Temel:
- 2 yılda
demiş.
Adam:
- Vah vah! bizde olsa 1 yılda biterdi
demiş. Derken tam o sırada Boğaz Köprüsü`nün altına gelmişler. Amerikalı köprüyü göstererek tekrar sormuş:
- Peki bu ne kadar zamanda yapıldı?.
İyice sinirlenen Temel cevabı yapıştırmış:
- Hangisi? Bu mu? Bilmem, vallaha dün burada yoktu!!!...
öğretmen ekledi,