Lincoln başbakanken bir genç iş istemek için huzuruna çıkmış. Konuya girmeden önce de dedesinin, babasının, amcasının iç savaş sırasında gösterdikleri kahramanlıklardan, bu yolda hayatlarını bile feda ettiklerinden bahsetmiş.
Lincoln delikanlıyı sakin sakin dinledikten sonra tepkisini şöyle dile getirmiş:
— Evlât, sen bana patatesi hatırlatıyorsun. Zira onun da en iyi tarafı —işe yarayan kısmı— toprak altındadır.
fıkraoku.com ekledi,
Bir öğretmen sınıfta ders anlatırken çocuklara sordu:
- Anneniz sizi çarşıya yolladı, bir kilo patates iki kilo domates, bir paket tuz, yardım kilo da beyaz peynir al, dedi. Patatesin, domatesin, tuzun peynirin fiyatlarını biliyorsunuz, daha önceki derste bu üniteyi işlemiştik. Şimdi hesaplayın bakalım, bakkala ne kadar vermemiz gerekiyor?
Bütün öğrenciler hesabını yapmış, toplamış, defterlerine bir güzel yazmışlar. Ama çocuğun biri hiçbir şey yazmadan öyle oturuyormuş, öğretmen merak etmiş:
- Oğlum sen niye yazmıyorsun?
- Öğretmenim benim babam bakkaldır, biz böyle şeylere para vermeyiz.
Toroman ekledi,
Yemek saatinde en büyük parça eti almak için tartışıyorlarmış. Biri:
"Ben alacağım..."
Diğerleri:
"Olmaz ben..." derken müdür içeriye girmiş.
Tartışmaya son vermek için:
-Hanginiz daha fazla patates yerse, en büyük parça eti ona vereceğim, demiş.
Çocuklar hızla patates yemeye başlamışlar ve kısa süre sonra patateslerini bitirmişler.
Müdür sormuş:
- Doydunuz mu?
Çocuklar bir ağızdan:
- Evet, diye cevaplamışlar.
Müdür:
- Madem hepiniz doydunuz, öyleyse et yarına kaldı, demiş.
Şaka ekledi,