Kanser nedeniyle ölüm döşeğinde olan bir adama oğlu sormuş:
- Babacım, neden herkese AIDS hastası olduğunu söylüyorsun?
- Ben öldükten sonra kimse annenle evlenmesin diye!
Fıkra Sitesi ekledi,
Annesi yaramazlıklarından bıktığı küçük oğlu Emre'yi korkutmak için öfkeyle bağırdı:
- Bana bak! Sana son defa söylüyorum. Yaramazlık yapmaya devam edersen, seni tavukların yanına kümese kapatırım.
Küçük Emre yaramaz olduğu kadar da zekiydi:
- İstediğin kadar kapat anneciğim, ben yumurtlayamam ki!..
fıkraoku.com ekledi,
Hoca Nasreddin, küçük oğluyla birlikte köyüne gidiyormuş. Oğlunu eşeğe bindirmiş, kendisi yürüyormuş. Karşıdan gelenler, oğlunu göstererek:
- Ak sakallı yaşlı adam yürürken bacak kadar velet eşekle gidiyor. Zamane çocuğu işte, demişler.
Bu konuşmaları işiten Hoca oğlunu indirip kendisi binmiş. Az sonra birkaç kişi daha denk gelmiş. Bunlar ise:
— Koca adama bak! Bu sıcakta kendi eşekte, ufacık çocuğu yaya yürütüyor. Hiç acıma yok, demişler.
Bu konuşmalardan sonra Hoca, eşeğe oğlunu da bindirmiş. Çok geçmeden yine birileriyle karşılaşmışlar. Bu kişiler de:
- Zavallı hayvan zor yürüyor. Düşüp ölecek! Hiç acımadan iki kişi birden binmişler üstüne, demişler.
Hoca hemen inmiş, oğlunu da indirmiş. Eşek önde, onlar arkada ilerlemişler. Biraz sonra, yol kıyısında oturanlar:
- Şu dünyada amma aptal adamlar var; eşek bomboş gidiyor, adam da oğlu da kan ter için de arkasından koşuyor! diye konuşmaya başlamışlar.
Nasreddin Hoca dayanamamış. Oğluna dönüp demiş ki:
- Gördün mü evladım! Her kafadan ayrı bir ses çıkıyor. Şu dünyada kimseyi hoşnut edemiyor, kimsenin dilinden kurtulamıyorsun! iyisi mi, kimseye kulak asmayacaksın ve kendi bildiğini yapmaktan şaşmayacaksın...
fıkraoku.com ekledi,