en komik fıkraları okuyun

ANA SAYFA > Osmanlı Fıkraları > Müteveffaya Rahmet, Gammaza Lânet

Müteveffaya Rahmet, Gammaza Lânet Fıkrası

Mısır seferi sırasında yapılan masrafın çokluğundan dolayı hazinede sıkıntı hasıl olmuş ve o vaktin usulünce tüccarın birinden birkaç bin altın istikraz olunmuş idi. O esnada alacaklı öldü, pek çok malla iki çocuk bıraktı. Defterdar gûyâ bir define bulmuş gibi tüccarın öldüğünü, metrûkâtının çokluğu ile beraber evlatlarının ihtiyaçları bulunmadığını ileri sürerek ödünç alınan para geri verilmedikten başka, bıraktığı servetin bir kısmının da müsaderesini Sultan Selim'den istîzân etti. Yavuz takriri okuduktan sonra baş tarafına şunu yazdı; - - -- Müteveffaya rahmet, malına bereket, evladına âfiyet, gammaza lânet!

 

ekledi, 10502 kez okundu.

Fıkrayı Paylaşın:
tweet facebook

Osmanlı Fıkraları

Sonraki Fıkra:
Bol Ma Se Plasa

Önceki Fıkra:
Erzurum'da Kurban Bayramı

Hoşunuza giden fıkraları bizimle paylaşın...

Fıkra Başlığı

Fıkra

Ekleyen:

Benzer Fıkraları Okuyun

Vazifesiz Memur

Sultan Mahmut ve etrafındakiler sohbetteyken söz arasında vazifesiz memurlar diye bir niteleme geçince müsabihi Sait Efendi'ye sormuş:
- Vazifesiz memur olur mu?
- Elbet olur efendimiz.
- Mesela?
- Mesela sadrazamın imamı, şeyhülislamın berberi, bir de kulunuz.
- Anlamadım neden vazifesiz olsunlar?
- Efendimiz, sadrazamın dairesinde namaz kılınmaz, imam maaşını alır. Şeyhülislamın başı keldir, saçı kesilmez, berberi maaşını alır. Kulunuz da bir iş görmez, laf söyler ve maaşımı alırım.

 

fıkraoku.com ekledi, fıkra 51575 kez okundu.

Osmanlı Fıkraları

Bekri Mustafa

İçkinin yasak olduğu, bu yasağın bütün şiddetiyle devam ettiği bir sırada Bekri Mustafa'yı elinde şişeyle zil zurna sarhoş yakalayıp, o zamanın düzenliğini sağlamakla yükümlü Bostancıbaşının yanına çıkarmışlar. Bostancıbaşı hiddetten kıpkırmızı kesilip:
- Ulan zındık herif, bu zıkkımı utanmadan nasıl içtin?

Bekri Mustafa, hiç istifini bozmadan cebindeki rakı şişesini çıkarıp dipledikten sonra:
- İşte böyle içtim Bostancıbaşı, demiş.

 

fıkraoku.com ekledi, fıkra 51459 kez okundu.

Osmanlı Fıkraları

Özür ve Kabahat

Padişah, bir gün lala paşasını sınamak istemiş.
- Öyle bir şey yap ki, özrün kabahatinden büyük olsun, demiş.

Bunun üzerine lala paşa düşünmüş taşınmış, formülü bulmuş. Bir gün padişah önde, kendisi arkada merdivenlerden çıkarken, padişahın kaba etine bir çimdik atıvermiş. Padişah, hiddetle dönmüş doğal olarak. Tam ağzını açacakken lala paşa atılmış:
- Özür dilerim padişahım, sizi hanım sultan sandım.

 

fıkraoku.com ekledi, fıkra 51046 kez okundu.

Osmanlı Fıkraları