fıkraoku.com

köy ile ilgili fıkralar

Yüksek Duran Soba Fizikçi, matematikçi, kimyacı, jeolog ve antropologdan oluşan bir heyet bir araştırma için ormanda bulunmaktadır.
Birden şiddetli bir yağmur bastırır. Hemen yakındaki bir köy evine sığınırlar.
Ev sahibi bunlara bir şeyler ikram etmek için yanlarından ayrılır.
Bu arada hepsinin dikkati soba üzerinde toplanır. Soba yerden bir metre kadar yukarıda ve dizili taşların üzerindedir. Sobanın niçin böyle kurulmuş olabileceğine yönelik aralarında bir tartışma başlar.
Kimyacı;
- Adam sobayı yükselterek aktivasyon enerjisini düşürmüş, böylece daha kolay yakmayı amaçlamış, der.

Fizikçi;
- Adam sobayı yükselterek konveksiyon yoluyla odanın daha kısa sürede ısınmasını sağlamak istemiş, diye yorumlar.

Jeolog;
- Tektonik hareketlilik bölgesi olduğundan sobanın taşların üzerine yıkılmasını sağlayarak yangın ihtimalini azaltmayı amaçlamış, der.

Matematikçi;
- Sobayı odanın geometrik merkezine kurmuş, böylece odanın düzgün bir şekilde ısınmasını sağlamış, derken

Antropolog;
- Adam ilkel topluluklarda görülen ateşe tapmanın daha soyut biçimi olan ateşe saygı nedeniyle sobayı yukarıya kurmuş, diye değerlendirir.

Tartışma ve konuşmalar bu şekilde ilerlerken, orman köylüsü içeri girer ve orada bulunanlar hep birlikte ona sobanın böyle yukarıda olmasının nedenini sorarlar.
Adam cevap verir:
- Borular yetmedi

 

fıkraoku.com ekledi,

Köylü Fıkraları

Bir köyde yaşayan çok cimri bir adam varmış. Bu adam bir gün göle düşmüş herkes adamın başına toplanıp:
- Elini ver, diyormuş O sırada oradan geçmekte olan Nasrettin Hoca topluluğun yanına gidip:
- Ey be ahali bu adam bunca senelik yaşamında bir çöpünü bile paylaşmamış hep cimri olmuş. Hele siz bi açılın ben onu kurtarırım, demiş ve adamın yanına gidip "elimi al, elimi al" demiş ve adam hemen hocanın elini tutmuş ve adamı sudan çıkartmışlar. ♡~softy~♡

 

Ayşenur Demirbaş ekledi,

Nasrettin Hoca Fıkraları

Doğu illerindeki bir ağanın en büyük zevki, kar üzerine çişiyle imzasını atmakmış. Bu nedenle kar yağmaya başladığı andan itibaren köyde hayvanlar dahil hiç kimse sokağa çıkamazmış. kar biraz kalınlaşınca, ağa sırtına kürkünü giyer ve köy meydanına gelirmiş. Yanında da en yakın yardımcısı Haso. Ağa sırtını köye doğru döner sonra sorarmış:
- Ula Haso, ahali bakiy mi? Haso cevap verirmiş:

- Evet ağam, hepisi de bir olmuş, pencerelerden bakir.
Ağa çisiyle karın üzerine imzasını atarmış Abdullah Cizrelioğlu. Sonra da bir nokta koyarmış ve sorarmış:
- Hala bakirler mi?
- He ağam, hem bakirler hem de çılgın gibim alkıslirler.
Her sene ayni tören sürermiş. Aradan 7 yıl geçmiş. Ağa yine, kar tuttuktan sonra, çıkmış köy meydanına. Sormuş Hasoya:
- Ahali bakir mi?
- He ağam, bakirler, köpekler, kediler bile camdadır.
Ağa Abdullah diye adını , arkasından Cizrelioglu diye soyadını yazmaya başlamış ki; kalakalmış, çünkü yaş gereği prostat. Halka rezil olmak var. Alçak sesle Hasoya sormuş:
- Bakirler mi?
- He ağam, bakirler de, sen ne diye durdin öyle? ağa çaresiz:
- Ula gel yanıma, arkanı dön ahaliye, tamamla şunu, diye emretmiş. Hasso bir an durmuş, sonra çişini yapmaya hazırlanmış ve ağanın kulağına eğilip:
- Ağam! demiş, kırk yıldır kafama vurdin, salak dedin, sırtıma vurdin aptal dedin. Ha bu kulun okumayi yazmayi sökemedi ki, ucuni tut da yazının devamını sen yaz.
Birlikte çalıştıklarınızı eğitmezseniz ... tutacağınız gün yakındır. :)

 

BÜLENT HAMARAT ekledi,

Köylü Fıkraları

En komik köy fıkralarını okuyun


Arşivimizde köy ile ilgili 21 fıkra bulundu