Evlilik hazırlığı içindeki çift trafik kazasında ölüp cennete gider. Damat adayı durumlarını görevli meleğe anlatarak cennette evlenip evlenemeyeceklerini sorar. "Bir araştırayım" der görevli melek.
Aradan üç ay geçtikten sonra görevli melek gelir ve mağdur çifte sevinçli haberi verir:
- Her şey ayarlandı, sizi evlendirebiliriz!
Damat adayı;
- Şey! Biz düşündük de; acaba evliliğimiz yolunda gitmezse boşanabilir miyiz?
Görevli melek gök gürültüsünü andıran öfkeli sesiyle cevap verir:
- Siz manyak mısınız? Cennette nikahınızı kıydırabilmek için tam 3 ay dolaştıktan sonra bir imam bulabildim, avukat bulmak ne kadar sürer hiç tahmin edebiliyor musunuz?
fıkraoku.com ekledi,
Nasrettin Hoca hutbede vaaz ediyormuş. Cennet, cehennem, günah, sevap derken mevzu sırat köprüsüne gelmiş. Hoca demiş ki:
- Sırat köprüsü öyle bir köprüdür ki, kıldan ince, kılıçtan keskindir. Oradan geçebilmek için Allah'ın tüm emirlerini yapmak lazım. Namaz, oruç, zekât, hac, kelime-i şahadet gibi bütün hususları yerine getirenler, kul hakkı yemeyenler, bu köprüden ancak zahmetsiz geçerler. Arkalarda vaazı dinleyip ayda yılda bir camiye gelen bakmış hocanın hatırlattığı Allah'ın emirlerini yerine getirmede durumu kötü ve bu hâlde sırat köprüsünden geçmesi de imkânsız. Hocaya seslenmiş:
- Muhterem Hocam, sırat köprüsünün iki yanında korkuluğu da mı yok?
Muhsin ekledi,
Üç adam bir anda cennet ve cehennem ayrımında baş zebaninin karşısına çıkar. Baş zebani durumdan kıllanır ve sorar. Anlat bakalım ne oldu da buraya geldin?
1. adam başlar;
- Eve yorgun argın ve sinirli bir biçimde geldim. Baktım karım yemek hazırlamamış sürekli yatmış, bu durum daha fazla sinirimi bozdu. Bu arada dışarıdan gelen sesler üzerine balkondan bakınca adamın birinin arabamla uğraştığını gördüm o sinirle gardırobu tutup atmaya çalışırken kalbim dayanmadı kendimi burada buldum.
2. adam başlar;
- Kayınvalidemin evine gitmek için arabamın kapısını açmaya çalışırken arabanın bana ait olmadığını fark ettim bu sırada üzerime bir gardırop düştü ve kendimi burada buldum.
3. adam başlar;
- Sayın zebani bildiğim tek şey bir gardırobun içinde olduğum gerisini hatırlamıyorum...
fıkraoku.com ekledi,