Üç sıkı dost birlikte balık tutmaya gitmişler. Hep beraber gülüp eğlenerek balık tutmuşlar. Tuttukları balıkların birazını pişirip yemek için yakacak toplayıp ateş yakmışlar. Balıklar yanan ateşte pişerken sohbet etmeye başlamışlar. İçlerinden birisi arkadaşlarına dert yanmış:
- Bugün balık tutmaya gidebilmek için karıma evdeki eskiyen koltuk takımını değiştireceğime söz vermek zorunda kaldım.
Bunun üzerine diğeri de arkadaşlarına dert yanmış:
- O da bir şey mi? Ben bugün balık tutmaya gidebilmek için karıma evin bütün duvarlarını boyatacağıma söz vermek zorunda kaldım.
Üçüncü arkadaşlarından ses çıkmayınca merakla sormuşlar:
- Sen ne söz verdin balık tutmaya gidebilmek için?
Üçüncü arkadaşları cevap vermiş:
- Ben hiçbir söz vermedim. Sabah kahvaltıdan sonra karıma "Bugün canım çok sıkkın, balık tutmaya mı gideyim yoksa birlikte annemlere ziyarete mi gidelim?" dedim. O da bana "Hayatım, giderken üstünü sıkı giyin, gelirken de tuttuğun balıklardan birazını eve getir." dedi.
Avcının biri bir gün arkadaşıyla avlanırken arkadaşının tüfeğinden bir mermi ona denk gelmiş ve arkadaşı da onun öldüğünü fark etmemiş.Ve bir süre sonra orayı terk etmiş.Adamın ruhu gidince de nereye gideceğini ölen avcı kendi seçecekmiş ve oda bakmış cennette herkes tesbih çekiyor cehennemde de herkes çok eğleniyor demiş ki cennette benim canım sıkılır ben cehenneme gitmek istiyorum orda canım sıkıldığı zaman eğlenceye katılırım hiç canım sıkılmaz demiş ve cehenneme girmiş ama oraya adımını attığı anda şeytan demiş Ki eğlence bitti herkes kazanlara!
Tilkinin biri akşam üstü bir kayanın tepesine oturmuş, başlamış hayal kurmaya.
"Şimdi gider Ali ağanın kümesten iki tavuk alırım, Osman ağanın kümesten bi hindi, Haydar emminin kümesten üç ördek, artık veli ağanın kümese de yarın akşam dalarız."
Derken avcının biri de avdan dönüyormuş hem de eli boş. Tilkiyi görünce silahı doğrultmuş basmış tetiğe. Tilki tepeden teker tombala inmiş dereye. Hemen kalkmış bakmış etrafına bir iki sıyrıkla işi atlatmış. Sonra demiş ki;
- Ulan bi izin vermiyorlar ki ağız tadıyla malımızı sayak.
Bir Amerikalı ile Japon safariye çıkmışlar. Her ikisi de son teknolojik
silahları da birbirlerine nazire yapmak için yanlarına almışlar. Derken uzakta bir aslan görünmüş. Amerikalı lazer tüfeğini doğrultmuş ve aslana ateş etmiş. Ama karavana. Hemen Japon uydudan yönlendirmeli tüfeğini doğrultup ateş etmiş. Fakat o da karavana. Aslan bizimkileri fark edince üzerlerine doğru gelmeye başlamış. Amerikalı bir yudum viski içip acı sonu beklemeye başlamış. Japon hemen botlarını çıkarıp spor ayakkabılarını giymeye başlamış. Amerikalı sormuş :
- Ne o, aslandan hızlı mı koşacaksın ?
- Yoo, senden hızlı koşsam yeter.