en komik fıkraları okuyun

ANA SAYFA > Karışık Fıkralar > Arabic Technology

Arabic Technology Fıkrası

Amerikalılar yeni bir uçak geliştirirler ve bu uçağı denemek için Arabistan'a götürürler. Bir Arap pilotunu uçağa bindirirler ve uçak havalanır. Arap pilot uçağı kullanırken dört motordan biri patlar.

Göstergelerde "Don't panic. This is American technology" yazısı görülür.

Pilot rahatlar. Daha sonra bir motor daha patlar ve göstergelerde yine aynı yazı görülür. Pilot da uçmaya devam eder.

Ne var ki az sonra iki motor birden patlar. Hiç motor kalmayınca Arap pilot panikler.

Tam bu esnada göstergelerde yine aynı yazı görülür ve uçak kendi kendini yumuşak bir şekilde indirir.

Araplar pilottan bu olayı öğrenince şaşırırlar ve kendileri de böyle bir uçak yapmaya karar verirler.

Pilot biner uçağa, başlar uçmaya. Bir iki dakika sonra bir motor patlar. Göstergelerde "Don't panic. This is Arabic technology" yazısı görülür.

Az sonra ikinci motor da patlar ve aynı yazı gözükünce Amerikalı pilot:
- Ulan bizim uçağın aynısını taklit etmişler, der.

Derken iki motor birden patlayınca uçağın kendi kendini yere indireceğini düşünen pilot göstergelerde şu yazıyı görür:

- Don't panic. This is Arabic technology. Please repeat after me. Eşhe dü enla ilahe illallah....

 

ekledi, 12326 kez okundu.

Fıkrayı Paylaşın:
tweet facebook

Karışık Fıkralar

Sonraki Fıkra:
Kimin Zekası

Önceki Fıkra:
Yutulan Bilye

Hoşunuza giden fıkraları bizimle paylaşın...

Fıkra Başlığı

Fıkra

Ekleyen:

Benzer Fıkraları Okuyun

Beş Elma

Beş ElmaPadişahın biri sarayında otururken dışarıdan "güzel elmalarım var!" diye ses işitmiş;
Bakmış ki yaşlı bir adam at arabasında elma satıyor. Etrafında da halktan müşteriler.

Hâliyle Padişahın canı elma çekmiş ve başvezirini çağırmış;
- Al sana beş altın, koş bana elma al.

Başvezir, diğer vezirlerden birisini çağırmış;
- Al sana dört altın, koş elma al.

Vezir saray görevlilerinden birisini çağırmış;
- Al sana üç altın, koş elma al.

Saray görevlisi muhafız komutanını çağırmış;
- Al sana iki altın, koş elma al.

Komutan nöbetçiyi çağırmış;
- Al sana bir altın, koş elma al.

Nöbetçi asker çıkmış yaşlı ihtiyarı yakasından tutmuş;
- Hey sen! Ne diye bağırıyorsun? Burası han mı, yoksa saray mı? Defol buradan. Arabana da elmalarına da el koyuyorum.

Nöbetçi, muhafız komutanına dönmüş;
- İşte amirim, iyi dalavere çevirdim. Bir altına yarım araba elma.

Komutan saray görevlisine dönmüş;
- İşte, iki altına bir çuval elma.

Saray görevlisi vezire dönmüş;
- İşte, üç altına bir torba elma.

Vezir, başvezire dönmüş;
- İşte, dört altına yarım torba elma.

Başvezir kralın huzuruna çıkmış;
- İşte devletlü padişahımız, emrettiğiniz gibi. Buyurun beş elma.

Padişah oturmuş taht odasında ve düşünmüş;
"Beş elma-beş altın. Bir elma-bir altın ve halk elmalara hücum ediyor. Demek ki vatandaşın durumu çok iyi... O halde vergileri tez zamanda artırmak lazım."

 

fıkraoku.com ekledi, fıkra 52554 kez okundu.

Karışık Fıkralar

Karaköylü Remzi

Sevdiği kıza kavuşamadığı için çekip gitmek isteyen gence bilge sorar:
– Mecnun Leyla'sından vazgeçti mi?
– Hayır.

– Kerem ateşten kaçtı mı?
– Hayır.

– Ferhat dağları delmekten korktu mu?
– Hayır.

– Ya Karaköylü Remzi?
Bir süre susup düşündükten sonra genç:
– Onu hiç duymadım ki efendim, deyince bilge:
– Tabi duymazsın, o vazgeçti çünkü...

 

Fıkra Sitesi ekledi, fıkra 51957 kez okundu.

Karışık Fıkralar

Papaz

Sicilya’nın bir kasabasında kadınlar hiç rahat durmaz, ikide bir kocalarını aldatırlarmış.
Kasabanın yaşlı papazı, kocasını aldattıktan sonra kendisine gelen ve günah çıkartan kadınlardan bıkmış.
Günlerden bir gün, yine bir kadın gelmiş,

-“Papaz efendi! Şeytana uyup yine kocamı aldattım” demiş.
Papaz öfkelenmiş:
-“Ayıptır günahtır, sürekli kocamı aldattım diye geliyorsunuz. Bundan sonra en azından ‘ayağım taşa takıldı’ deyin, ben anlarım.”
Bu durum, kadınlar arasında anında yayılmış.
Kilisedeki yoğunluk hiç azalmamış, artık kadınlar “Ayağım taşa takıldı” diyor; papaz günah çıkartıyormuş.
Gün gelmiş, ihtiyar papaz ölmüş.
Yerine gelen yeni papazın da ‘taşa takılma’ seansları sürüyormuş. Durumdan bihaber olduğu için, “Ne kadar namuslu bir kasaba. Hanımların ayağı taşa takılsa, günah çıkartmaya geliyorlar” yorumunu yapıyormuş.
Bir gün, papaz ile Belediye Başkanı buluşmuş, sohbete koyulmuşlar.
Papaz, Belediye Başkanı’na bir ricada bulunmuş:
-“Başkanım, derhal kaldırımları onarın. Kasabanın hanımları, hemen her gün taşa takılıp düşüyorlar...”
Bir önceki papazın durumu anlattığı Başkan kahkahalarla gülmeye başlamış.
Bu tavırdan çok rahatsız olan papaz, Başkan’a yüksek bir ses tonuyla cevabı yapıştırmış:
- “Başkan, Gülüyorsunuz ama, en çok da sizin eşiniz taşa takılıyor...”.

 

Pulat Aydın ekledi, fıkra 51764 kez okundu.

Karışık Fıkralar