FBI özel görevler için ajan arıyor ajan olmak isteyenleri bazı testlere tabi tutuyor son teste sıra gelince adaylara bir silah verip eşiniz yan odada gidip onu vurup gelmeniz gerekir denir. İçeri giren bütün adaylar mahzun bir şekilde dışarı çıkar ve ben bunu yapamayacağım der. Sıra Temel'e gelir ona da silah verilir ve karısının yan odada olduğu ve onu vurup gelmesi gerektiği söylenir. Temel silah elinde odaya girer ve 14 el silah sesinin ardından bir cam sesi duyulur. Temel odadan sinirli bir şekilde çıkar ve FBI yetkililerine kan ter içinde bağırarak;
– Sizin verdiğiniz silah kuru sıkı çıktı, karıyı camdan atana kadar canım çıktı.
Temel vakit namazını kılmak için camiye gider, ama kapı kitlidir.
İçerden sesler geldiğini duyunca kapıyı zorlayarak içeri girer. İçerir girer ama bir de ne görsün, imam efendi bir kadınla uygunsuz vaziyettedir!
Temel;
— Tüh senin sıfatına! diye tükürünce imam der ki:
— Hele işim bitsin, sana camiye tükürmek nedir göstereceğim!
Bir gün Temel Almanya'ya seyahate gider. Orada bir şapkacı dükkanına girer. Bir şapka beğenip satıcıya sorar:
- Bu şapka ne kadar?
- 150 dolar.
- Bu şapkanın delikleri nerede?
- Ne deliği, şapkada delik ne alaka?
Temel de şöyle der;
- 150 doları verecek eşeğin kulaklarının geçeği delikler...
Temel elbiselerini çıkarmış ve anadan üryan göle yüzmeye girmiş. Temel gölde yüzerken, arkadaşları şaka olsun diye elbiselerini alıp kaçmışlar. Temel biraz yüzdükten sonra çıkmış bakmış elbiseler yok. Uzun süre beklemiş, bakmış gelen giden yok. Geç vakit olmaya başlayınca mecbur eve gitmeye karar vermiş. İki eliyle önünü kapatarak eve doğru koşmaya başlamış. Köyün içinde Temel'i bu durumda gören babası:
- Ula Temel! Ula benim salak uşağum, yüzuni kapa yüzuni, seni orandan kim tanıyacak da!