Zengin bir köy ağası vefat eder. Vasiyeti açılır. Mallarının yarısını (1/2) büyük oğluna, dörtte birini (1/4) ortanca oğluna ve beşte birini (1/5) küçük oğluna bırakmıştır. Bütün mallar paylaşılır ancak Ortada 19 tane de AT vardır. 19′u ne ikiye, ne dörde, ne de beşe bölmek mümkündür.
Köyün en akıllı adamına gidip akıl danışırlar. Adam da onlara yardımcı olabileceğini söyler. Der ki:
- Benim de bir atım var. Alın bunu size veriyorum. Oldu mu 20 at? Yarısını sen al bakalım (10). Dörtte birini de (5) ortanca kardeşin alsın. Beşte birini de (4) en küçüğünüze verelim. On, beş daha on beş. Dört daha on dokuz. Verin bakalım şu bizim geriye kalan düldülü...
Matematik gibi olacaksın...
Etrafındaki güzellikleri TOPLAYACAKSIN...
Seni üzenleri hayatından ÇIKARACAKSIN...
Gerçek dostlara emeğinin aşını BÖLECEKSİN...
İki yüzlülere elinin tersiyle ÇARPACAKSIN...
Çocuk okulda din kültürü dersi işlerken öğretmeni ateistleri anlatıyormuş. Çocuk hemen parmağını kaldırmış. Öğretmeni söz hakkı vermiş.
Çocuk
- Öğretmenim ben de mateistim, demiş
Öğretmen;
- O da ne evladım? demiş
Çocuk
- Öğretmenim matematiğe inanmıyorum. Demiş
HAKAN MUSAB DÖNMEZ ekledi, fıkra 51550 kez okundu.
3 profesör konuşuyorlarmış. Tam karşılarındaki binaya 2 kişinin girdiğini, 3 kişinin çıktığını görmüşler. Bunun üzerine:
Fizikçi:
- Ölçme hassas değildi
Biyolog:
- Üremişlerdir
Matematikçi:
- Binaya bir kişi daha girerse içeridekilerin sayısı sıfır olur
Matematik Fıkraları ekledi, fıkra 51530 kez okundu.